İsrail, 7 Ekim’den Sonra Gazze, Lübnan ve Suriye’de Kontrolü Artırdı
İsrail, 7 Ekim sonrası Gazze, Lübnan ve Suriye’de kontrol alanını genişletti, milyonlarca insan yerinden edildi.
İngiliz Financial Times gazetesinin yaptığı derinlemesine bir analiz, İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı askeri operasyonlar sonucunda bölgedeki kontrol alanını önemli ölçüde genişlettiğini ortaya koydu. Analizde, işgalci güçlerin Gazze Şeridi, Güney Lübnan ve Suriye’de toplamda yaklaşık 1000 kilometrekarelik bir alan üzerinde fiili kontrol sağladığı belirtildi.
Haberde, işgal edilen bölgelerin büyük bir kısmının Güney Lübnan’da yer aldığı ve İsrail yönetiminin bu alanları “güvenlik kuşağı” olarak tanımladığı ifade edildi. Ancak analistler, bu askeri genişlemenin yalnızca güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağını vurguladı.
Lübnan’ın güneyinde Hizbullah ile yaşanan çatışmaların ardından İsrail ordusunun sınır ötesine geçtiği, Gazze’de ise geniş tampon bölgeleri oluşturduğu kaydedildi. Bu süreçte yüz binlerce Filistinlinin evlerini terk etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi.
Suriye’de ise işgal altındaki Golan Tepeleri çevresinde ve güney bölgelerinde İsrail’in askeri varlığını artırdığı bildirildi. Bu adımların, savaş sonrası dönemde yeni fiili sınırlar oluşturabileceği yorumları yapıldı.
Financial Times, İsrail iç siyasetinde etkili olan aşırı sağcı grupların ve yerleşimci liderlerin daha geniş toprak taleplerini açıkça dile getirdiğini de aktardı. Bazı İsrailli siyasetçilerin Gazze’de yeni Yahudi yerleşimleri kurulmasını desteklediği, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin ise hızlandığı ifade edildi.
Ayrıca, “Büyük İsrail” söylemlerinin son dönemde yeniden gündeme geldiği belirtildi. Aşırı sağcı çevreler, Batı Şeria’nın tamamen ilhak edilmesini ve İsrail’in etki alanının Lübnan ile Suriye’nin bazı bölgelerini kapsayacak şekilde genişletilmesini savunuyor.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, geçmişte yaptığı açıklamalar ve kullandığı haritalar nedeniyle bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Netanyahu’nun özellikle Batı Şeria’yı İsrail’in “tarihi vatanının parçası” olarak tanımlaması uluslararası kamuoyunda tepki topladı.
Birleşmiş Milletler’de yaptığı bir konuşmada Filistin topraklarını göstermeyen bir harita kullanması da geniş yankı uyandırmıştı. Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını desteklemesiyle birlikte ilhak tartışmalarının yeniden hız kazandığı belirtiliyor.
Uluslararası kuruluşlar ve birçok bölge ülkesi, İsrail’in askeri kontrol alanlarını işgal etmesini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirirken, bu durumun bölgede yeni çatışma risklerini artırabileceği uyarısında bulunuyor.




