ABD’nin SDG’ye Yeni Görevi: Suriye’deki Çatışmaların Arka Planı

Suriye’deki çatışmaların arka planında ABD’nin SDG’ye yönelik yeni stratejileri ve İsrail’in çıkarları ele alınıyor.

Mehmet Ali Güller, Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısında, Suriye’deki çatışmaların arka planını detaylı bir şekilde ele alıyor. Yazısında, ABD’nin resmi müttefiki olan ve PKK’nın Suriye kolu olan PYD/YPG’nin oluşturduğu SDG’nin, Suriye ordusuyla yaşadığı kısa süreli çatışmanın ardından Halep’teki iki mahalleden çekildiğini belirtiyor.

SDG’nin bu geri çekilmesinin bir yenilgi mi yoksa bir taktik manevra mı olduğu sorusu gündeme geliyor. ABD, SDG’yi korumaktan vazgeçmiş olabilir mi? Bu durum, ABD’nin “Şara kartına” daha fazla yatırım yapacağı anlamına mı geliyor? Yoksa Washington, Halep’i Şam’a verip Fırat’ın doğusunu Ankara’ya kabul ettirme stratejisi mi izliyor? ABD’nin Suriye ile İsrail arasında imzaladığı ortak istihbarat mekanizmasının Halep’teki gelişmelerle bir bağlantısı var mı? Bu ve benzeri sorulara yanıt aramak için mevcut veriler ışığında değerlendirmeler yapılıyor.

İsrail’in Kazancı Gözlemleniyor

Bölgedeki gözlemcilerin çoğunluğu, SDG’nin Halep’i terk etmesinin arkasında ABD’nin olduğunu düşünüyor. Peki, ABD neden SDG’ye mevzi kaybettirdi? ABD, hem HTŞ’yi hem de SDG’yi kullanarak, İsrail’in çıkarlarını gözeterek iki tarafı birbirine karşı dengeliyor. SDG’yi, Şara’ya karşı koruyarak, aynı zamanda Şara’nın elini güçlendirmek için geri adım attırıyor. Bu dengeden kazançlı çıkan ise elbette İsrail.

ABD’nin Araçları ve İşlevi

ABD, Suriye’nin İsrail ile bir anlaşma yapmasını istiyor. Bu anlaşma, İsrail’in Golan Tepeleri’ni ve Esad’ın devrilmesinden sonra genişlettiği işgal bölgesinin kabul edilmesi, Şam’ın güneyinin askerden arındırılması ve İran’ın etkisinin olmadığı bir Suriye’yi içeriyor. ABD, İran’ın Suriye’ye dönüşünü engellemek için Şara’ya destek veriyor ve SDG’yi, Şam’ı baskı altında tutacak bir araç olarak görüyor.

Halep Satranç Tahtası

Bu durumu satranç tahtası üzerinden değerlendirdiğimizde, beyaz şahın (İsrail) konumunu güçlendirmek için beyaz piyon (SDG/Abdi) feda ediliyor ve siyah filin (HTŞ/Şara) önünde kısa bir koridor açılmasına izin veriliyor. Burada, hem siyahlarla hem de beyazlarla oynayan taraf Washington. Ankara, fil merkeze (Şam’a) çıktığında bunu kendi zaferi olarak ilan etmişti ancak şu anda Washington’ın hem siyahları hem beyazları kontrol ettiği masanın kenarında kalmış durumda.

İktidarın Risk Alma Durumu

Özetle, HTŞ ile SDG arasındaki mücadelede kazanan taraf İsrail oluyor, çünkü oyunu yönlendiren ABD. Türkiye’nin bu durumu değiştirebilmesi, Fırat’ın doğusuna müdahale etmesine bağlı. Ancak, Trump ile yeni bir sayfa açmak isteyen Erdoğan hükümetinin böyle bir riski alması şu aşamada pek olası görünmüyor. Bu, Bahçeli’nin öncülüğünde başlatılan yeni açılım sürecinin de sona ermesi anlamına gelebilir. Ancak, iktidar açısından kritik bir seçim öncesinde hükümet risk almayı daha kârlı bulabilir.

Açılım Sürecine Etkisi

İktidarın bileşenleri, bir taktik uygulamıyorlarsa, kimin “oyunbozan” olduğu konusunda bile hemfikir değiller. 10 Mart mutabakatının hayata geçememesinin sebebi olarak MHP lideri Bahçeli, Mazlum Abdi’yi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Kandil’i sorumlu tutuyor. Bu “devlet aklı” günün sonunda Öcalan’ı “hakem” olarak öne çıkarıyor. Diğer yandan, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Fidan’ı “Suriye’nin dışişleri bakanı gibi konuşmakla” eleştiriyor. Sonuç olarak, Halep satrancının Ankara üzerindeki ilk etkisi, TBMM komisyonundan ortak bir rapor çıkmasını zorlaştırmış olmasıdır.

Yeni Düzen Arayışı

Türkiye-Suriye-İsrail üçgeninde yaşanan ve ABD’nin HTŞ ile SDG kartlarını karşılıklı kullandığı bu süreç, dalgalı bir seyir izliyor. Bu dalgalanmaları çözümleyebilmek için stratejik düzleme bakmak gerekiyor. Uzun zamandır işaret edilen planlama ise ABD’nin, İsrail hegemonyasında yeni bir Ortadoğu düzeni kurma çabası ve İran’a karşı Türk-Kürt-Arap-Yahudi cephesi oluşturma gayretidir. Asıl satranç ustalığı, emperyalizmin bu tezgâhını boşa çıkarmaktan geçiyor!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu