Suriye’de Aşırı Sağ ve Sosyalistlerin Birleşen Yüzleri
Suriye’deki gelişmeler, aşırı sağ ve sosyalist grupların ortak bir cephede buluşmasına neden oldu.
Son zamanlarda Suriye’nin Fırat’ın doğusundaki gelişmeler, dünya genelindeki İslamofobik grupları bir araya getirdi. Suriye Devrimi sürecinde, farklı ülkelerden gelen aşırı sağcı unsurların Suriye Demokratik Güçleri (SDG) saflarında savaştığı ve ardından ideolojik farklılıklar nedeniyle bu gruplardan bazılarının ayrıldığı biliniyor. Kürtler ve Araplar gibi çeşitli etnik grupları silah zoruyla baskı altına alan SDG’ye karşı yürütülen operasyonlar, İslam karşıtı ırkçı çeteler ile kendilerini “enternasyonal sosyalist” olarak tanımlayan grupların aynı safta buluşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Fransa’da aşırı sağcı ve İslam karşıtı söylemleriyle bilinen Marine Le Pen’in SDG’ye destek çağrısında bulunması, bu bağlamda dikkat çekici bir durum. Le Pen, “İslamcılıkla mücadele” adı altında İslami unsurları yasaklamayı savunan bir siyaset izliyor. Bu durum, aşırı sağın ideolojik tutumunun, sosyalist söylemlerle bir araya gelmesine olanak tanıdığını gösteriyor.
Asıl üzücü olan ise kendilerini “Enternasyonal Sosyalist” olarak tanımlayan bazı grupların, faşizmin en üst düzey temsilcisi olan Netanyahu’yu desteklemesi. Bugün, küresel ifsat şebekelerinin savunmak için can attığı bu yapının ne İslami ne de adil bir yönü olduğu açıktır. Hatta insani bir boyutunun bulunması dahi mümkün görünmemektedir.
Les Kurdes meurent, les Kurdes qui avaient mené courageusement le combat contre les terroristes de l’État islamique sont lâchement abandonnés et la communauté internationale détourne le regard. Que dire d’Emmanuel Macron qui une une fois de plus a tragiquement failli, lui qui… https://t.co/2ymb57DwzH
— Marine Le Pen (@MLP_officiel) January 23, 2026




