Cuma ve Ümmet Bilinci: Birlik ve Dayanışmanın Önemi
Diyanet’in 3 Nisan 2026 tarihli hutbesinde Cuma ve ümmet bilincinin önemi vurgulandı. Birlik ve dayanışma çağrısı yapıldı.
Tarih: 03.04.2026
﷽
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ.
وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ…
CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ
Muhterem Müslümanlar!
Bugün Cuma. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in belirttiği gibi, “Güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür…” Bugün, müminlerin haftalık buluşma günüdür. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekiştiği özel bir zaman dilimidir.
Aziz Müminler!
Cuma günü yerine getirilmesi gereken en önemli sorumluluklardan biri Cuma namazını kılmaktır. Yüce Rabbimiz, “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır” buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece fiziksel bir toplanma değil; ruhların birleşmesi, kalplerin aynı hakikatte buluşması içindir. Aynı zamanda, farklı dillerden, renklerden, mezheplerden gelen müminlerin, bir bina gibi birbirine destek olmalarını hatırlatmaktadır.
Değerli Müminler!
Cuma namazına yapılan bu çağrı, Müslümanlara ayrılıkları bir kenara bırakıp birlik içinde olmalarını, tefrikadan uzak durarak birbirlerine kenetlenmelerini öğretmektedir. Bu çağrı, sahâbe-i kirâmın sohbet ve hutbeyi dikkatle dinleme örneğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, İslam’ın hakikatlerini ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rahmet dolu mesajlarını tüm dünyaya ulaştırma gayesini de içermektedir.
Kıymetli Müslümanlar!
Cuma günü Allah’ın huzuruna çıkmak için bedenine, giyimine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal yaşamda da söz ve davranışlarına dikkat etmeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; gereksiz çekişmelere girmemeli, dar görüşlülükten kaçınmalıdır. Cami ve mescitlerde bir araya gelen ümmet-i Muhammed, cami dışında da birliklerini korumalı, zorluklar karşısında sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı tek vücut olmalı; camilerine, kıblelerine ve vatanlarına sahip çıkmalıdırlar.
Aziz Müslümanlar!
Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da secde etmeyi engellediği bu günlerde, bizlere düşen görev; Cuma ve ümmet bilincini canlı tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı hedefte birleştirmektir. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilemek, bir vücudun parçaları gibi kenetlenmek, birlik ve dayanışmamıza vesile kılmak olarak değerlendirmeliyiz. Unutmayalım ki, birlikte rahmet, ayrılıkta ise azap vardır.
Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle sonlandırıyoruz: “Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur…”
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü




