Türk Tekstil Sektörü İlk Yarıda 4,7 Milyar Dolar İhracat Yaptı

Türk tekstil sektörü, 2023 yılının ilk yarısında 4,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.

Türk tekstil sektörü, 2023 yılının ilk altı ayında 196 ülke ve serbest bölgeye toplamda 1 milyon 226 bin 764 ton tekstil ürünü ihraç ederek 4 milyar 708 milyon 604 bin dolarlık bir gelir elde etti. Yapılan analizler, bu dönemde en yüksek ihracatın 1 milyar 807 milyon 649 bin dolarla Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını gösteriyor. Ayrıca, Afrika ülkelerine yapılan ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artış göstererek 764 milyon 376 bin dolara ulaştı.

Ülke bazında en fazla ihracat, 385 milyon 836 bin dolarla İtalya’ya gerçekleştirildi. İtalya’nın ardından, yüzde 23,9 artışla 301 milyon 270 bin dolarla ABD ve yüzde 11,1 artışla 289 milyon 865 bin dolarla İspanya geldi. Alt mal grupları incelendiğinde ise en büyük dış satım kalemi 2 milyar 874 milyon 418 bin dolarla kumaş oldu. Kumaşı, 1 milyar 217 milyon 683 bin dolarla iplik ve 616 milyon 503 bin dolarla elyaf takip etti. İller bazında en fazla ihracat ise 1 milyar 829 milyon 231 bin dolarla İstanbul’dan yapıldı. Gaziantep 779 milyon 981 bin dolarla ikinci, Bursa 626 milyon 714 bin dolarla üçüncü, Kahramanmaraş ise 375 milyon 120 bin dolarla dördüncü sırada yer aldı.

Sektör temsilcileri, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin ana ihracat pazarlarındaki talep koşullarını etkilediğini belirterek, Türk tekstil sektörünün entegre üretim yapısı, kaliteli üretim, hızlı teslimat kabiliyeti ve güçlü tedarik altyapısıyla global ticarette önemli bir konumda olduğunu ifade ettiler. Ayrıca, mevcut rakamların sektörün potansiyelinden ziyade, içinde bulunulan küresel konjonktürü yansıttığını vurguladılar. Tekstil sektörünün, dünya genelinde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği, küresel talepteki yavaşlama, maliyet baskıları ve uluslararası rekabetin zorluklar oluşturduğuna dikkat çekildi. Ancak, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesinin Türkiye için önemli fırsatlar sunduğu da belirtildi.

Rekabetin yalnızca fiyat üzerinden şekillenmediğine değinilen açıklamalarda, kalite, hız, sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyonun da satın alma kararlarında belirleyici olduğu ifade edildi. Sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için katma değerli üretim, teknik ve fonksiyonel tekstiller, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge çalışmalarına daha fazla odaklanılması gerektiği vurgulandı. Yılın ikinci yarısına temkinli ancak olumlu bir bakış açısıyla yaklaşılırken, küresel talepte kademeli bir toparlanma ve stratejik pazarlardaki ivmenin sürmesi halinde yılın daha dengeli ve güçlü bir performansla tamamlanması hedefleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu