Aliyev Yönetimi, İsrail’in Gizli Üslerine Göz Yummakta mı?
Aliyev yönetiminin İsrail ile olan gizli ilişkileri, Güney Kafkasya’da güvenlik sorunlarını artırıyor.
BAKÜ’DE TEHLİKELİ OYUN: Aliyev Yönetimi İsrail’in Gizli Üslerine Göz Yumarak Bölgeyi Ateşe mi Atıyor?
ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN International, dört ayrı askeri ve istihbarat kaynağına dayandırdığı bir raporla Güney Kafkasya’daki tehlikeli bir durumu gün yüzüne çıkardı. Bu rapora göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in izlediği dış politika, bölgeyi geri dönülmez bir felakete sürükleme riski taşıyor. Aliyev yönetiminin, kendi topraklarını İsrail’in İran’a yönelik gizli operasyonları için kullanmasına izin verdiği belirtiliyor.
Bakü yönetiminin komşuluk ilişkilerini ve bölgesel barışı hiçe sayarak attığı adımlar, Güney Kafkasya’yı her an patlayabilecek bir barut fıçısına dönüştürmüş durumda. Bu durum, Aliyev’i doğrudan sorumlu kılan ve bölge güvenliğini tehdit eden bir skandal olarak değerlendiriliyor.
Kendi Topraklarını “Casusluk ve Saldırı Merkezi” Yaptı
Uluslararası istihbarat raporlarına göre, Aliyev yönetimi, İran sınırına yalnızca 96 kilometre mesafedeki stratejik bölgeleri İsrail’in özel kuvvetleri ve Mossad’ın kullanımına açtı. Başlangıçta “acil müdahale platformu” olarak tanımlanan bu gizli üsler, zamanla İran hava sahasını izleyen bir casusluk ve insansız hava aracı (İHA) operasyon merkezi haline geldi. Bakü’nün egemenlik haklarını İsrail’in askeri hedeflerine devretmesi, bölgedeki askeri dengeleri ciddi şekilde sarstı.
Suikastların Arkasındaki Lojistik Destek Aliyev’in Sınırlarından mı?
Bu gizli merkezlerin, kanlı eylemlerde aktif rol aldığı iddiaları, skandalın en çarpıcı yönlerinden biri. 4 Mart 2026 tarihinde İran Devrim Muhafızları Ordusu Özel Operasyonlar Komutanı Rahman Mukaddem’e yönelik gerçekleştirilen suikastın lojistik ve istihbarat desteğinin Azerbaycan’daki bu gizli ağ üzerinden sağlandığı öne sürülüyor. Aliyev yönetiminin, komşu bir ülkenin üst düzey askeri yetkilisine düzenlenen suikasta zemin hazırlamış olması, uluslararası hukuk ve komşuluk ilişkileri açısından ciddi bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Aliyev’in Sorumsuzluğu Ateşi Nahçıvan’a Sıçrattı
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İsrail ile girdiği bu tehlikeli ortaklığın sonuçları, bölge halkına yansımaya başladı. Suikastın hemen ardından, 5 Mart 2026’da Nahçıvan Havalimanı, İran kaynaklı İHA saldırılarının hedefi oldu. Aliyev, bu durumu “terör eylemi” olarak nitelendirip sorumluluğu üzerinden atmaya çalışsa da, bölge uzmanları bu saldırının Aliyev’in İsrail’e sağladığı gizli imtiyazların doğrudan bir sonucu olduğunu vurguluyor. Aliyev’in attığı bu sorumsuz adımlar, kendi vatandaşlarının güvenliğini ve Nahçıvan’ın huzurunu tehlikeye atıyor.
Tahran’dan Bakü’ye Son Uyarı: “Kendi Halkınızı Ateşe Atıyorsunuz”
İran hükümeti, Aliyev’in bu tehlikeli oyununa karşı diplomatik ve askeri baskıyı artırdı. Tahran’dan yapılan açıklamalarda, Bakü yönetimine açık bir uyarı yapılarak “Bölgedeki güvensizliğin artmasını önlemek için İsraillileri derhal ülkenizden çıkarın, kendi halkınızın güvenliğini tehlikeye atmayın” denildi. Ancak Aliyev yönetimi, CNN gibi uluslararası medya organlarının belgeleriyle ortaya koyduğu bu durumu, hamasi söylemlerle geçiştirmeye çalışıyor.
Sonuç: Bölge Barışı Aliyev’in Tercihlerine Mahkum Edilemez
Halkının güvenliğini ve Kafkasya’nın hassas huzurunu, İsrail’in İran’ı çevreleme stratejisine kurban eden İlham Aliyev, bölgeyi büyük bir savaşın eşiğine getirdi. Bakü’nün resmi yalanlamaları, sınır bölgelerindeki askeri hareketliliği ve yaşanan çatışmaları gizlemeye yetmiyor. Bölge analistleri, Aliyev yönetiminin bu tehlikeli İsrail ortaklığından derhal vazgeçmemesi halinde, Güney Kafkasya’nın küresel güçlerin ve istihbarat örgütlerinin açık savaş alanı haline geleceği konusunda hemfikir.




