Kur’an’a Yönelik İnkâr ve Mucize Talepleri Üzerine

İnkârcıların Kur’an’a yönelik tutarsız iddiaları ve mucize talepleri üzerine derin bir analiz.

Hayır, dediler, ‘Bunlar karmakarışık rüyalardır; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır, o bir şairdir. Eğer öyle değilse, önceki peygamberler gibi bize de bir mucize getirsin.’ (Enbiya: 5)

İnkârcılar, Kur’an hakkında kesin bir görüş birliğine varamamışlardı. Sürekli olarak fikir değiştiriyor ve çeşitli bahanelerle Kur’an’ın etkisini açıklamaya çalışıyorlardı. Ancak bu çabalar, onların tutarsızlıklarını ortaya koymaktan başka bir işe yaramıyordu. Bu nedenle, Kur’an’a inanmayı reddettikleri için kendilerinden önceki peygamberlerin gösterdiği mucizelere benzer bir mucize talep ettiler.

Geçmişte birçok mucize gösterilmişti, fakat bu mucizeleri görenler inanmamış ve bunun sonucunda ilahi bir yasaya göre yok olmuşlardı. Mucizeler sürekli olarak gönderilmiş, ancak inkâr edenler yok edilme cezasını hak etmişlerdi. Dolayısıyla, mucize talep eden bu kişilerin geçmişten bir farkları olup olmadığı sorgulanır hale gelmişti.

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî, “el-Keşşâf” adlı tefsirinde bu durumu ele alırken, inkârcıların psikolojik karmaşasına ve tutarsızlıklarına dikkat çeker. Mekke müşriklerinin Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Kur’an karşısındaki çaresizlikleri, sürekli fikir değiştirmeleriyle belirginleşir.

İlk olarak, Kur’an’ı “karmakarışık rüyalar” olarak nitelendirirler. Bu iddialarının tutarsız olduğunu anlayınca, “onu kendisi uydurdu” iddiasına geçerler. Bu da yeterli gelmeyince, “o bir şairdir” diyerek durumu daha da karmaşık hale getirirler. Zemahşerî, bu kişileri “iddialarında sebat edemeyen, ne dediğini bilmeyen şaşkınlar” olarak tanımlar.

Ayette geçen “Bel” (Hayır / Aksine) ifadesinin tekrarı, her bir iddianın yetersiz bulunarak daha ağır bir iddiaya geçişi anlamına gelir. Müşriklerin zihinlerindeki geçiş, şu şekilde özetlenebilir: İlk başta Kur’an’ı sayıklamalara benzetirken, daha sonra bunun düzenli ve derin sözler olamayacağını anlayarak iddialarını büyütürler. Nihayetinde, Kur’an’ın eşsiz üslubu karşısında zayıf kalan bu iddialar, “O bir şairdir” iftirasına dönüşür.

Zemahşerî, ayetin sonunda yer alan “Önceki peygamberler gibi bize de bir mucize getirsin” talebinin, hakikati arama amacı taşımadığını, aksine inat ve gerçeği çarpıtma amacıyla yapıldığını belirtir. Müşrikler, geçmiş kavimlerin mucizeleri gördükten sonra bile inkâr ettiklerini biliyorlardı. Bu nedenle, Kur’an’ı görmezden gelip maddi mucizeler istemeleri, inkârda ne kadar ileri gittiklerinin bir göstergesidir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu