Yurt İçinde Gözler TCMB’nin Faiz Kararına Odaklandı

Küresel belirsizlikler sürerken, yatırımcılar TCMB’nin faiz kararını bekliyor. Bugün açıklanacak karar, piyasalarda önemli etkiler yaratabilir.

Küresel piyasalarda, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın süresine dair belirsizlikler yatırımcıların karar alma süreçlerini zorlaştırıyor. Bugün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, yurt içindeki odak noktası haline geldi.

ABD ve İran arasındaki müzakerelere dair gelen haberler, yatırımcıların temkinli davranmasına yol açıyor. ABD basınında, Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran ile müzakereler için Pakistan’a yapacağı ziyaretin ertelendiği iddia ediliyor. İran medyası ise Tahran yönetiminin müzakereler için Pakistan’a bir heyet göndermeyeceğini ABD’ye bildirdiğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın talebi üzerine İran’ın anlaşma önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını açıkladı. Ancak İran, ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde bir talepte bulunmadığını belirtti.

Taraflardan gelen açıklamaların belirsizlikleri gidermemesi, yatırımcıların karar alma süreçlerini olumsuz etkiliyor ve piyasalarda risk iştahını azaltıyor. Trump’ın ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’un Senato’daki açıklamaları da yatırımcıların dikkatini çekti. Warsh, para politikasında bir “rejim değişikliği” gerekliliğine vurgu yaparak, yeni bir “enflasyon çerçevesine” ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Warsh, faiz politikasıyla ilgili herhangi bir taahhütte bulunmadığını belirtirken, Trump’ın kendisiyle yaptığı görüşmelerde herhangi bir faiz oranı taahhüdü istemediğini aktardı.

Makroekonomik verilere bakıldığında, ABD’de mart ayında perakende satışların aylık bazda yüzde 1,7 oranında artış gösterdiği görülüyor. Bu verinin beklentilerin üzerinde gelmesi, enflasyonist baskıların artacağı ve Fed’in parasal gevşeme adımlarını erteleyebileceği yönündeki öngörüleri güçlendiriyor. Dün 4 baz puan artarak yüzde 4,29’a yükselen ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 4,28 seviyesinde dengelendi.

Dolar endeksi ise yüzde 0,1 artışla 98,4 seviyesinde işlem görüyor. Trump’ın ateşkes açıklamalarının ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,1 azalarak 93,8 dolara gerilerken, altının ons fiyatı yüzde 0,7 artışla 4 bin 754 dolardan işlem görüyor.

Bu gelişmeler, ABD’deki piyasalarda da etkili olmaya devam ediyor. Orta Doğu’daki gerginliğe dair endişeler, kurumsal taraftan gelen olumlu haberlerin yarattığı pozitif havayı gölgede bırakıyor. Dün, Dow Jones endeksi yüzde 0,59, S&P 500 endeksi yüzde 0,63 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,59 değer kaybetti.

Amazon’un yapay zeka şirketi Anthropic’e 25 milyar dolara kadar yatırım yapacağını açıklaması, hisse senetlerinde yükseliş yaşanmasına neden oldu. Ancak kapanışa doğru bu ivme kayboldu. Sağlık sigortası şirketi UnitedHealth Group’un ilk çeyrek finansal sonuçlarının beklentileri aşması, hisselerinin yüzde 6,9 değer kazanmasına yol açtı.

ABD’de endeks vadeli kontratlar, Trump’ın ateşkesi uzatma kararını açıklamasının ardından güne yükselişle başladı. Avrupa borsalarında ise Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle satış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Dün açıklanan verilere göre, İngiltere’de işsizlik oranı Aralık 2025-Şubat 2026 döneminde yüzde 5,2’den yüzde 4,9’a geriledi. Bu durum, ülkedeki ücret artışı ve istihdam göstergelerinin çoğunun yüzde 2’lik enflasyon hedefi ile uyumlu olduğunu gösteriyor.

İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) en önemli sorusu, enerji maliyetlerindeki artışın yüksek enflasyona nasıl yansıyacağı. BoE’nin bu ay politika faizini sabit tutması bekleniyor. İlerideki yolun ise enerji fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olacağı öngörülüyor. Bankanın, ancak enerji enflasyonunda büyük bir artış olursa faiz oranlarını artırması bekleniyor.

Almanya’da ise ZEW ekonomik güven endeksi, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yeni yatırımların azalacağı endişesiyle nisanda önceki aya göre 16,7 puan düşerek eksi 17,2 puana geriledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın bugünkü açıklamaları da piyasalarda dikkatle izlenecek.

Tüm bu gelişmeler ışığında, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,6, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,14 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,63 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

Asya borsaları, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin belirsizliği nedeniyle yön bulmakta zorlanıyor. Bölgedeki teknoloji hisselerinde geri çekilmeler gözlemleniyor. Japonya’da mart ayına ait ihracat yüzde 11,7, ithalat ise yüzde 10,9 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Çin’in talebinin Japonya’nın ihracatındaki toparlanmada etkili olduğu görülüyor.

Trump’ın ateşkes açıklamasının ardından Japonya’da enerji arzına yönelik sıkıntıların hafifleyebileceğine dair umutlar, Nikkei 225 endeksinin 59.708,21 puanla rekor seviyeye ulaşmasına neden oldu. Kapanışa yakın, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 değer kazanırken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 değer kaybetti.

Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,76 değer kaybederek 14.375,40 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise yüzde 0,82 azalarak 16.453,00 puandan işlem gördü.

Dolar/TL, dün günü yatay seyirle 44,8793’ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,9201’den işlem görüyor. Küresel jeopolitik gelişmeler, borsa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Şirketlerin açıkladığı bilançolar da yakından takip ediliyor ve açıklanacak bilançolarla sektör ve hisse bazlı ayrışmaların öne çıkması bekleniyor.

Analistler, TCMB’nin faiz kararı ve finansal hizmetler güven endeksi gibi yurt içindeki verilerin yanı sıra, Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ve ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmasının da takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.500 ve 14.600 puanın ise direnç konumunda olduğu ifade ediliyor. TCMB’nin karar metni ve yönlendirmeleri, piyasa fiyatlamaları açısından kritik bir öneme sahip bulunuyor. AA Finans’ın anketine katılan 37 ekonomist, nisan ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu