İran’da 115 Tarihi Eser Saldırıya Uğradı
İran’da 115 tarihi eserin saldırıya uğradığı bildirildi. Bazıları tamamen yok oldu, diğerlerinde büyük zararlar var.
İran UNESCO Ulusal Komisyonu Genel Sekreteri, ülkede şu ana kadar 115 tarihi eserin saldırıya uğradığını duyurdu. Bu eserlerden bazıları, özellikle Hürremabad’daki iki eser, tamamen yok olmuştur. Diğer tarihi yapılar ise süsleme ve bezemelerinin %30 ila %40 oranında zarar gördüğünü belirtmiştir.
Fars Haber Ajansı’nın Hürremabad’dan aktardığına göre, Fartosy, bu sabah tarihi Falak-ol-Aflak Kalesi’ni ziyaret ederken, kültürel mirasın İran’ın tarihsel kimliği açısından taşıdığı önemi vurguladı. Fartosy, “Ülkemizde 115 tarihi eser saldırıya uğradı. Bu eserlerden ikisi Hürremabad’da tamamen tahrip olmuştur. Diğer yapılar ise süsleme ve tarihî bezemelerin %30 ila %40’ını kaybetmiştir. Bu durum, bu eserlerin yerinin doldurulamaz olduğunu bir kez daha göstermektedir,” dedi.
UNESCO Ulusal Komisyonu’nun eyalet ziyaretlerine de değinen Fartosy, savaş nedeniyle kültürel mirasa ve bilimsel altyapıya verilen zararların belgelenmesi için UNESCO’nun savaşın sona ermesini beklemeden harekete geçtiğini açıkladı. Bu bağlamda, ziyaretlerin Gulistan ve Saadabad saraylarıyla başladığını, bugün Hürremabad’da bulunduklarını ve yakında İsfahan ile güney bölgelerine devam edeceklerini söyledi.
Luristan Eyaleti Kültürel Miras Müdürlüğü’nün Falak-ol-Aflak Kalesi’ne yakın konumuna dikkat çeken Fartosy, bu noktanın Luristan ve İran’ın tarihî kimliğinin sembolü olduğunu vurguladı. İran halkının kültürel kimliğine dayanarak gösterdiği direnç ve sabrın, bu duruşu dünyaya gösterdiğini belirtti.
Tarihi belgelere verilen zararlara da değinen Fartosy, arşiv belgelerinin önemli bir kısmının dijital ortama aktarılmış olmasının sevindirici olduğunu, ancak bazı orijinal belgelerin yok olduğunu ifade etti. Bununla birlikte, İran bayrağının dalgalanmaya devam ettiğini ve bunun gurur verici olduğunu ekledi.
“Dosya Lahey Sözleşmesi kapsamında uluslararası suç olarak ilerletilebilir”
Uluslararası takip süreçlerine ilişkin bir soruya yanıt veren Fartosy, Nevruz arifesinde UNESCO’dan yedi yetkiliyle çevrim içi bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu toplantıda, tarihi eserlerin yerinde incelenmesi kararı alındığını ifade etti. UNESCO’nun belgeleme sürecine büyük önem verdiğini ve gerekli görülmesi halinde değerlendirme heyeti göndereceğini dile getirdi.
Fartosy, UNESCO’nun sadece kaygı duymakla kalmadığını, aynı zamanda önemli adımlar attığını vurgulayarak, bu konuda dört ayrı UNESCO bildirisi alındığını ve bunlardan birinin Minab’daki olaydan sadece 24 saat sonra yayımlandığını söyledi. Bu bildirilerin uluslararası toplumun konuyu takip etme kararlılığını gösterdiğini ifade etti.
Konunun hukuki boyutuna da değinen Fartosy, Lahey Sözleşmesi ve onun ikinci protokolü çerçevesinde zararların belgelenmesinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Kültürel miras müdürlüklerinin katkılarıyla belgeler tamamlandığında, dosyanın uluslararası ceza niteliği taşıyan suçlar kapsamında Lahey Sözleşmesi çerçevesinde ilerletilebileceğini belirtti.
Son olarak, Tahran’daki UNESCO ofisi, Dışişleri Bakanlığı ve İran’ın UNESCO nezdindeki temsilciliği ile iş birliğine teşekkür eden Fartosy, hükümetin desteği ve Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı’nın özel bütçe tahsisi yönündeki vurgusuyla, bu eserlerin yerli ve gerekirse yabancı uzmanların katkısıyla profesyonel bir şekilde restore edileceğini söyledi. Böylece İran’ın kültürel mirasının, halkın ortaya koyduğu diğer değerlerle birlikte yeniden dünyaya tanıtılacağını ifade etti.




