Türk Metal Sektörü için Stratejik Vizyon: ‘Made in Türkiye’ ve ‘Made in Europe’ İşbirliği
İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türk metal sektörünün geleceği için ‘Made in Türkiye’ ve ‘Made in Europe’ markalarının entegrasyonunu vurguladı.
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türk metal sektörünün uluslararası pazardaki geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki on yıl içinde bakır, alüminyum ve paslanmaz çeliğin kritik öneme sahip olacağını vurgulayan Tecdelioğlu, Türk ihracatçısının Avrupa tedarik zincirinde kalıcı bir oyuncu olabilmesi için ‘Made in Türkiye’ ve ‘Made in Europe’ markalarının entegrasyonunun gerekliliğine dikkat çekti. Yüksek faiz oranları ve düşük döviz kurları karşısında sanayicilerin üzerindeki baskıyı azaltacak çözümler öneren İDDMİB Başkanı, Londra Metal Borsası’nın (LME) Türkiye’de depolar açması ve metal şirketlerinin Borsa İstanbul’da daha fazla yer alması gerektiğini ifade etti.
Kritik ham maddelerin temininde yaşanan zorluklar nedeniyle Türk sanayicilerinin fabrikalarında en az üç aylık stok tutmak zorunda kaldığını belirten Tecdelioğlu, bu durumun büyük bir sermaye maliyeti yarattığını kaydetti. Londra Metal Borsası’na (LME) bağlı depoların Türkiye’de açılması için yoğun bir diplomasi yürütüldüğünü ifade eden Tecdelioğlu, bu stratejik adımın hayata geçmesiyle birlikte sanayide yaşanacak finansal rahatlamanın başlıca faydalarını sıraladı. Haftalık stok yönetimi sayesinde fabrikalardaki zorunlu stok yükünün azaltılacağını, vergi avantajları ile gümrük vergisi ve KDV ödemelerinin zamanında yapılmayacağını, böylece finansman yükünün hafifleyeceğini açıkladı. Ayrıca, ham maddelere küresel standartlarda erişim sağlanmasıyla operasyonel risklerin de minimize edileceğini belirtti.
Döngüsel Ekonomi ve Geri Dönüşüm
Dünyada yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon süreçlerinin hız kazanmasıyla birlikte bakır, alüminyum ve paslanmaz çeliğin geleceğin yeni petrolü olarak tanımlandığını ifade eden Tecdelioğlu, Türkiye’nin kendi ham madde kaynaklarını koruması gerektiğine vurgu yaptı. Özellikle bakır, alüminyum ve paslanmaz hurdalarının yurt içinde kalmasının geri dönüşüm kapasitesini artıracak yeni yatırımların hızla devreye alınmasını gerektirdiğini savundu.
İhracatçılar İçin Destekler Önemli
Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikalarının, yüksek faiz ve düşük döviz kuru dengesinin ihracatçı firmalar üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu kabul eden Tecdelioğlu, hükümetin sağladığı vergi indirimleri ve destek paketlerinin sektöre önemli katkılar sağladığını belirtti. Hükümetin Orta Vadeli Programı’nı (OVP) desteklediklerini ifade eden Tecdelioğlu, Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İGE (İhracatı Geliştirme Şirketi) gibi finansal mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Borsa İstanbul’a Çağrı
Sektör oyuncularının kurumsallaşması ve alternatif finansman kaynaklarına erişimi açısından sermaye piyasalarının önemine değinen Tecdelioğlu, metal sanayicilerine Borsa İstanbul’a katılmaları çağrısında bulundu. Bakır, alüminyum ve çelik alanlarında üretim yapan şirketlerin uzun vadede istikrarlı ve öngörülebilir gelir yapısına sahip olduğunu belirten Tecdelioğlu, bu yapıların korunması ve şeffaflaşması adına borsada daha fazla yer alması gerektiğini vurguladı. Jeopolitik risklerin azalacağı önümüzdeki dönemde, sermaye yapısı güçlü Türk şirketlerinin Avrupa pazarında önemli fırsatlar yakalayabileceğini ifade etti.



