Trump ve Netanyahu Arasındaki Gerilimde Önemli Gelişme: ‘Bibi’nin Beyni’ Washington’da
Netanyahu, Trump ile yaşanan gerilimi azaltmak için Ron Dermer’i Washington’a gönderdi. Dermer’in rolü ne olacak?
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin geleceği üzerine ABD Başkanı Donald Trump ile yaşanan diplomatik gerginliği azaltmak amacıyla en güvendiği isimlerden biri olan Ron Dermer’i Washington’a gönderdi. Dermer, Netanyahu’nun kamuoyunda bilinen lakabı ‘Bibi’ ile anılan bir figür olarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin zarar görmesini engellemeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ron Dermer kimdir? Washington ile Tel Aviv arasındaki bu kritik dönemde ne gibi bir rol üstlenecek? Dermer, 2013 ile 2021 yılları arasında İsrail’in Washington Büyükelçisi olarak görev yapmış, bu süreçte hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerle güçlü bağlar kurarak İsrail’in ABD ile olan diplomatik ve güvenlik ilişkilerinin yürütülmesinde önemli bir rol oynamıştır. Daha sonra Netanyahu hükümetinde stratejik işler bakanı olarak görev almış ve Gazze ile ABD-İsrail ilişkileri gibi önemli konularda Başbakan’ın en yakın danışmanlarından biri haline gelmiştir.
Geçtiğimiz yıl Gazze’deki rehine kriziyle ilgili bir anlaşmanın sağlanmasında kritik bir rol oynamış olan Dermer, şimdi ise Netanyahu ile Trump arasındaki anlaşmazlığın daha büyük bir diplomatik krize dönüşmesini önlemek için Washington’a gönderilmektedir. The Telegraph’ta yer alan haberlere göre, İsrail hükümetine yakın bir kaynak, Dermer’in Amerikalı yetkilileri ve Amerikan siyasetini Netanyahu hükümetindeki diğer isimlerden daha iyi tanıdığını belirterek, “Dermer’den daha iyi Amerikalıları anlayan veya onlarla daha iyi çalışan kimse yok” değerlendirmesini yapmıştır.
Bu bağlamda, Dermer’in Washington ziyareti sıradan bir diplomatik temas olarak algılanmamakta; Netanyahu’nun Trump yönetimine İsrail’in itirazlarını iletmesinin yanı sıra, iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin zarar görmemesi için deneyimli bir arabulucuyu devreye soktuğu düşünülmektedir. Dermer’in bu kritik görevde ne denli başarılı olacağı ise merakla bekleniyor.
Öte yandan, Trump ile Netanyahu arasındaki gerginliğin temelinde, Trump’ın Gazze’nin geleceğine dair sunduğu yeni anlaşma yer alıyor. Trump, geçtiğimiz hafta Hamas ile yapılan görüşmelerde ‘tarihî bir ilerleme’ sağlandığını duyurmuştu. Bu çerçevede Hamas, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Gazze’den çekilmesi karşılığında silahların teslim edilmesi sürecine prensipte razı olmuştu. Ancak anlaşmanın tüm detayları henüz netleşmiş değil.
Planın temel unsurlarından biri, Hamas’ın elindeki silahların bir Filistin gücüne teslim edilmesi ve bu silahların Gazze Şeridi içinde depolanması olarak belirlenmişken, buna karşılık İsrail güçlerinin de Gazze’den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Anlaşmanın dikkat çeken bir diğer yönü ise doğrudan ‘silahsızlanma’ ifadesinin kullanılmaması ve daha aşamalı bir model benimsenmesidir. Bu yaklaşım, Kuzey İrlanda’daki silah bırakma süreçlerine benzetilmektedir ve Hamas açısından önemli bir durumdur çünkü bu sayede Hamas’ın tamamen teslim olduğu veya askeri olarak kesin biçimde yenildiği görüntüsünün ortaya çıkması engellenmiş olmaktadır.
Sonuç olarak, Dermer’in Washington ziyareti, Gazze müzakerelerinin ötesinde, Netanyahu’nun hem dış politikada hem de iç siyasette karşılaştığı baskıyı yönetme çabasının önemli bir göstergesi olarak öne çıkmaktadır.




