FETÖ Koğuşunda Geçen 907 Gün: Bir Rektörün Hikayesi

Bir rektörün FETÖ koğuşundaki 907 günlük deneyimi ve içsel dönüşüm süreci.

FETÖ Koğuşunda Geçen 907 Gün: Bir Rektörün Hikayesi

Bir sabah, saygın bir üniversitenin rektörü, kapısına gelen polislerin gürültüsüyle uyanır. O an, masumiyetinin yerle bir olduğu ve itibarının sarsıldığı bir dönemin başlangıcıdır. Bu olay, tam 907 gün sürecek bir mahkumiyet ve içsel bir dönüşüm yolculuğunun kapılarını aralar.

Zindanın karanlık koğuşlarında, FETÖ’nün çeşitli kademelerinden insanlarla aynı kaderi paylaşan yazar, tarihin karanlık köşelerine ışık tutan bir tanıklık sergiliyor. İmamından savcısına, emniyet müdüründen askere kadar uzanan bu mahkumlar, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimi hakkında iç burkan itiraflarda bulunuyor ve derin hesaplaşmalara giriyorlar. Bu satırlar, bir örgütün içsel çürümesini gözler önüne sererken, ülkenin yakın tarihine dair sarsıcı gerçekleri de gün yüzüne çıkarıyor. Tarih kitaplarında yer almayacak o tartışmalar, şimdi bu eserle hayat buluyor.

Demir parmaklıklar ardında insan ruhunun çıplak gerçeğiyle yüzleşen yazar, her mahkumun gözlerinde –FETÖ’cü olup olmamasına bakılmaksızın– özlemin yakıcı ateşini, kederin derin gölgesini ve umudun inatçı kıvılcımını görüyor. Bu tanıklık, avuçlarında kutsal bir bilgelik yüküne dönüşürken, onu sabrın ve metanetin derin sularına sürüklüyor. Anı ile denemenin ustaca harmanlandığı bu eser, sadece bir hücrenin duvarlarına çarpan çığlıkları değil, modern insanın evrensel varoluş sancılarını da sayfalara taşıyor. Yazar, ne aşırı duygusal bir tavır sergiliyor ne de duygusuz bir yaklaşım benimsiyor; yaşadıklarını edebi bir derinlikle aktarıyor. Bu kitap, zindandan çıkıp insanlığa ulaşan bir çığlık ve aynı zamanda bir umut manifestosu niteliği taşıyor.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu