ABD yaptırımları İranlıların bilimsel sınavlarını vurdu
ABD yaptırımları, İranlıların TOEFL, GRE, PTE ve Duolingo sınavlarına erişimini zorlaştırırken eğitim ve burs süreçlerinde yeni belirsizlikler yarattı.
ABD yaptırımları, İran’a yönelik finans ve ticaret kısıtlamalarının ötesine geçerek uluslararası eğitim sınavlarını da etkiledi. General License G muafiyetinin askıya alınmasının ardından TOEFL, GRE, PTE ve Duolingo English Test gibi sınavlara İran’da yaşayan veya İran kimlik belgeleri kullanan adayların erişimi zorlaştı.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), 24 Ağustos 2026’da, 2014’ten bu yana İran’la bağlantılı bazı eğitim ve üniversite hizmetlerine izin veren General License G’nin süresiz olarak askıya alındığını açıkladı. Muafiyet kapsamında üniversiteye giriş sınavları, mesleki sertifika sınavları ve standart çoktan seçmeli sınavlar da yer alıyordu.
Kararın ardından bazı Amerikan şirketlerinin İran’daki adaylara eğitim hizmeti sunmasını sağlayan hukuki dayanak ortadan kalktı. Etki, kısa süre içinde özellikle yurt dışında eğitim hedefleyen öğrencilerin girdiği dil ve akademik yeterlilik sınavlarında görüldü.
Sınavlara erişim kısıtlandı
TOEFL ve GRE sınavlarını düzenleyen Educational Testing Service (ETS), İran’daki sınav uygulamalarını durdurduğunu duyurdu. Kurum, kararın General License G’nin askıya alınmasının ardından ABD yaptırım düzenlemelerine uyum sağlama zorunluluğundan kaynaklandığını ve etkilenen adaylara bilgi verildiğini bildirdi.
TOEFL, üniversite başvurularında ve akademik çalışmalarda yaygın biçimde kullanılan İngilizce yeterlilik sınavlarından biri olarak öne çıkıyor. GRE ise özellikle ABD’deki lisansüstü programlara başvurularda kullanılan önemli standart sınavlar arasında bulunuyor.
İran’da sınav merkezlerinin kapatılması, İranlıların başka ülkelerde bu sınavlara girmesini tamamen yasaklamıyor. Ancak adayların seyahat, konaklama ve yeni kayıt işlemleri için ek masrafları üstlenmesini gerektiriyor. Bu durum, başvuru takvimlerini ve eğitim planlarını doğrudan etkileyebiliyor.
Kısıtlamalar ETS sınavlarıyla sınırlı kalmadı. PTE ve AMC sınavlarını düzenleyen İngiliz Pearson şirketi, 8 Eylül 2026’dan itibaren İran’da ikamet eden adayların, İran dışında yaşadıklarını resmi belgeyle kanıtlamadıkları sürece PTE sınavına kaydolamayacağını veya sınava giremeyeceğini açıkladı.
IELTS sınavının yürütücüsü IDP de daha önce, 31 Ocak 2026’dan sonra İran’da sınav düzenlemeyeceğini bildirmişti. Kurum, kararının kendi kontrolü dışındaki finansal ve hukuki düzenlemelerle bağlantılı olduğunu belirtmişti.
Duolingo ise Duolingo English Test hizmetini 1 Eylül 2026 itibarıyla İran’da bulunan kullanıcılar ve İran kimlik belgesi taşıyan kişiler için durdurdu. Uygulama yalnızca kullanıcının bulunduğu ülkeye göre belirlenmedi; İran pasaportu veya İran makamlarınca verilmiş kimlik belgeleriyle doğrulama yapan kişiler, yurt dışında olsalar dahi kısıtlamadan etkilenebiliyor.
İran’dan resmi tepki
İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hossein Simaei Sarraf, İran vatandaşlarının yalnızca uyrukları nedeniyle bir sınava alınmamasını sert biçimde eleştirdi. Simaei, uygulamayı “Taş Devri zihniyeti” olarak nitelendirerek konunun İran’ın Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Teşkilatı tarafından incelendiğini söyledi.
Bakan, yaptırımların İran’a siyasi baskı uygulama amacı taşıdığını savundu. Ona göre sınavlara getirilen engeller, ticari bir hizmetin durdurulmasından ibaret değil; İranlı öğrencilerin uluslararası bilim ve eğitim kanallarına erişimini de etkiliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Baghaei de TOEFL’a yönelik kısıtlamaya tepki gösterdi. Baghaei, bir öğrencinin dil sınavının İran’ın nükleer programıyla ne ilgisi olduğunu sorarak, yaptırımların bireysel öğrencileri ve onların eğitim hedeflerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Başka ülkelerde sınava girme seçeneği
İran’da sınavların durdurulmasının ardından adaylar için Türkiye veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde sınava girme seçeneği gündeme geldi. TOEFL ve GRE bakımından bu yol, uygun merkez ve kontenjan bulunması halinde bazı adaylar için mümkün olabilir. Ancak seyahat ve konaklama giderleri, süreci daha pahalı ve karmaşık hale getiriyor.
Üstelik her sınavda uygulama aynı değil. Duolingo örneği, bazı hizmetlerde yalnızca adayın fiziksel konumunun değil, kullanılan kimlik belgelerinin de belirleyici olabildiğini gösteriyor. Bu nedenle sınavların tamamı için tek bir kuraldan söz etmek mümkün değil; her kurumun kendi uygulaması ve kısıtlamaların kapsamı ayrıca değerlendirilmek zorunda.
Sınav erişimindeki belirsizlik, öğrencilerin üniversite başvurularını, burs taleplerini ve eğitim için yurt dışına çıkma planlarını etkileyebilir. Adaylar aylarca başvuru dosyası hazırladıktan sonra, çoğu kurumun talep ettiği dil veya akademik yeterlilik belgesini zamanında sunamayabilir. Sınav tarihinin kaçırılması, bazı durumlarda bir başvuru döneminin ya da bütün bir akademik yılın kaybedilmesine yol açabilir.
Eğitim fırsatlarına yönelik etkiler
ABD yaptırımları kapsamındaki bu gelişme, siyasi anlaşmazlıkların doğrudan öğrenciler ve araştırmacılar üzerindeki sonuçlarını gündeme getirdi. Ticaret veya finans alanındaki yaptırımlar şirketleri ve işlemleri hedef alırken, sınavlara erişimin engellenmesi bireylerin akademik ve mesleki geleceğini doğrudan etkileyebiliyor.
Eleştiriler, yaptırım politikasının bedelinin insan sermayesi ve eğitim fırsatları üzerinden ödendiği yönünde. Buna karşılık ETS gibi kurumlar, General License G’nin askıya alınmasıyla birlikte ABD yaptırım kurallarına uymak zorunda olduklarını ve bazı hizmetleri hukuken sürdüremeyeceklerini belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde kısıtlamaların yalnızca İran’da yaşayan adaylarla mı sınırlı kalacağı, İran kimliği ve belgelerinin diğer eğitim hizmetlerinde nasıl değerlendirileceği belirsizliğini koruyor. Adayların başka ülkelere seyahat ederek tüm engelleri aşabilecekleri de her sınav için kesin bir çözüm olarak görülmüyor.
Bu nedenle yaşananları yalnızca İran’da TOEFL veya GRE sınavlarının durdurulması şeklinde değerlendirmek yeterli değil. General License G’nin askıya alınması, sınav kayıtlarından üniversite kabullerine ve burs başvurularına kadar uzanan daha geniş bir eğitim erişimi sorunu ortaya çıkardı. Sonuçta siyasi gerilimlerin etkisi, uluslararası bir sınava girerek eğitim hayatını sürdürmek isteyen öğrencilerin planlarında somut biçimde görülüyor.




