Yapay Zeka Kullanımı Öğrencilerin Sınav Başarısını Olumsuz Etkiledi

OECD’nin araştırması, yapay zeka kullanan öğrencilerin sınav başarısının düştüğünü ortaya koydu. Öğrenme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar vurgulandı.

OECD’nin Türkiye’deki lise öğrencileri üzerinde gerçekleştirdiği araştırma, eğitimde yapay zeka kullanımının sonuçlarını gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, matematik derslerinde yapay zeka araçlarını kullanan öğrencilerin pratik becerilerinde önemli bir artış gözlemlenirken, sınav başarılarında ise belirgin bir düşüş yaşandı.

2023-2024 eğitim yılına ait bu çalışma kapsamında, bazı lise öğrencileri matematik hazırlık süreçlerinde genel amaçlı yapay zeka araçlarından faydalandı. Elde edilen bulgular, yapay zeka kullanan öğrencilerin pratik performanslarının yüzde 48 oranında arttığını, ancak sınav sonuçlarının yüzde 17 oranında gerilediğini ortaya koydu.

Onur Soğuk, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, bu durumun öğrencilerin çalışma yöntemlerindeki değişiklikten kaynaklandığını ifade etti. Soğuk, öğrencilerin yapay zeka ile çalışırken genellikle soruları kendileri çözmek yerine mevcut çözümleri takip ettiklerini belirtti.

Bu yaklaşım, öğrencilerde kısa vadede bir “anladım” hissi yaratabilir. Ancak bilgilerin aktif bir şekilde işlenmemesi, öğrenmenin kalıcı olmasını engelleyebilir. Bu nedenle, öğrenciler çalışma sırasında başarılı görünseler bile, sınavlarda aynı başarıyı gösteremeyebiliyorlar.

Soğuk, yapay zeka araçlarının doğru kullanıldığında önemli bir öğrenme desteği sunduğunu vurguladı. Anında geri bildirim, adım adım çözüm ve kişiye özel anlatım gibi özelliklerin öğrenciler için faydalı olabileceğini dile getirdi. Ancak, bu araçların öğrencinin aktif düşünme sürecini devre dışı bırakması durumunda risk oluşturabileceğini de belirtti. Öğrencinin çözümü üretmek yerine sadece izleyerek öğrenmesi, gerçek öğrenme anlamına gelmiyor.

Türkiye’deki eğitim sisteminin büyük ölçüde merkezi sınavlara dayandığına dikkat çeken Soğuk, öğrencilerin bilgiyi kendi başlarına kullanabilmelerinin kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Araştırma, yapay zekanın kontrolsüz kullanımının öğrencilerin yorumlama, problem çözme ve bilgiyi yeniden üretme becerilerini zayıflatabileceğini gösterdi. Bu nedenle, yapay zekanın yalnızca hızlı cevap veren bir araç olarak değil, düşünmeyi geliştiren bir yardımcı olarak kullanılması gerektiği vurgulandı.

Uzmanlar, araştırmanın sonuçlarının yapay zekanın eğitimde kullanılmaması gerektiği anlamına gelmediğini, aksine doğru yöntemlerle kullanıldığında öğrenmeyi destekleyebileceğini belirtiyor. Yapay zeka, öğrencilerin eksiklerini daha hızlı fark etmelerini sağlayabilir. Ancak, öğrencilerin her aşamada yapay zekaya bağımlı hale gelmesi, kısa vadede bir başarı hissi yaratırken uzun vadede öğrenme kaybına yol açabilir. Bu nedenle, eğitimde asıl meselenin teknolojiye erişim değil, teknolojinin nasıl kullanıldığı olduğu vurgulanıyor.

Araştırma, okullarda yapay zekanın nasıl entegre edilmesi gerektiği sorusunu yeniden gündeme getirdi. Öğrencilerin yapay zekayı bir “cevap makinesi” olarak değil, kendi düşünme süreçlerini destekleyen bir öğrenme aracı olarak kullanmaları gerektiği ifade ediliyor. Bu bağlamda, öğrencinin önce soruyu kendi başına çözmeye çalışması, ardından yapay zekadan ipucu, kontrol veya alternatif açıklama alması daha etkili bir yöntem olarak değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu