Hürmüz Boğazı anlaşma taslağında Katar arabuluculuğu
Hürmüz Boğazı anlaşma taslağı için Katar arabuluculuğunda Tahran ve Washington arasında temaslar sürerken, taraflar geçiş ve yaptırımları görüşüyor.
İran ile ABD arasında çatışmaları sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini yeniden başlatmayı amaçlayan dolaylı görüşmelerin tekrar gündeme gelmesi bekleniyor. Arabulucuların, olası bir uzlaşma için iki tarafla yürüttüğü temaslar sürüyor.
Associated Press’in (AP) üç yetkiliye dayandırdığı habere göre, dünyanın en önemli deniz geçiş noktalarından birinde güvenli ulaşımı sağlamaya yönelik önceki girişimler sonuçsuz kaldı. Savaşın sekizinci ayına girdiği süreçte diplomatik temaslar kamuoyu önünde değil, perde arkasında devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın sunduğu teklifi kabul etmediğini açıklamıştı. Söz konusu öneride İran limanlarına uygulanan ablukanın kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve petrol yaptırımlarından vazgeçilmesi karşılığında Hürmüz Boğazı’nın bir hafta içinde açılması öngörülüyordu.
Trump’ın açıklaması belirsizliğe yol açsa da İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, hafta sonunda New York’taki temaslarını sürdürdü ve arabuluculardan gelecek yanıtı beklediğini söyledi. Sürecin arabuluculuğunu Katar yürütüyor.
AP’ye konuşan iki yetkili, arabulucuların boğazın yeniden açılması, ABD ablukasının sona erdirilmesi ve sonrasında yaptırımların kaldırılmasını kapsayan geniş bir öneri üzerinde çalıştığını doğruladı. Hürmüz Boğazı anlaşma taslağı kapsamında geçişlerin, İran ile Umman arasındaki ikili görüşmeler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi planlanıyor. Tahran’ın talep ettiği geçiş ücretinden vazgeçilmesi de taslakta yer alan başlıklardan biri.
Plan, savaş öncesinde uluslararası su yolu niteliği taşıyan bölgede deniz trafiğinin geçici olarak yönetilmesini amaçlıyor. Yetkililer, Trump’ın kamuoyuna yansıyan sözlerine rağmen Washington’ın öneriyi resmi olarak reddetmediğini ve açıklamaların müzakere taktiği olarak kullanılmış olabileceğini belirtti.
Bir başka yetkiliye göre ABD, nükleer müfettişlerin İran’a girişine izin verilmesi de dahil olmak üzere Tahran’ın nükleer programı konusunda taviz vermesini istiyor. Haziran 2026’da imzalanan ancak birkaç gün içinde geçerliliğini yitiren mutabakat zaptında, nükleer dosyanın 60 günlük bir takvim içinde ele alınması planlanmıştı.
İsimlerinin açıklanmaması şartıyla konuşan yetkililerden biri iki taraftan da olumlu işaretler geldiğini söyledi. Bir diğer yetkili hafta sonunda sınırlı bir ilerleme sağlandığını aktarırken, üçüncü yetkili arabulucuların tarafların pozisyonlarını yumuşatmaya çalıştığını ifade etti. Beyaz Saray ise konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
Yetkililer, İran’ın son önerisinin Haziran 2026’daki çerçeveyle büyük ölçüde benzer olduğunu, en önemli farkın ise takvimin daha hızlı işletilmesinin planlanması olduğunu kaydetti.
İran ve ABD, süreçte ekonomik baskıyla da karşı karşıya. Tahran’ın boğazdaki gemilere yönelik saldırıları nedeniyle Washington yüksek petrol fiyatlarının etkisini sınırlamaya çalışırken, İran yönetimi deniz ablukası ve petrol satışlarını kısıtlayan çok sayıda ABD yaptırımıyla mücadele ediyor. Küresel gösterge kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı 108 doların üzerinde seyrediyor.
AP’nin haberine göre karşılıklı yıpratma stratejisinin izlendiği bölgede İran’ın ABD askeri unsurlarını hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırıları gerilimi canlı tutuyor. Görüşülen yeni teklif, Lübnan dahil bütün cephelerde çatışmaların durdurulmasını hedefliyor.
Yemen’deki İran destekli Husilerin, Kızıldeniz’in güney geçişini kontrol eden Babulmendeb Boğazı çevresindeki varlığı ise yeni bir cephe oluşturuyor. Bu durum, küresel piyasalar üzerindeki baskının sürmesine neden oluyor. İran, Husilerin kendi talepleri doğrultusunda hareket ettiğini ve Suudi Arabistan’la yaşadıkları çatışmanın ABD-İran geriliminden bağımsız olduğunu savunuyor. Bununla birlikte yetkililer, Tahran’ın Husiler ile Suudi Arabistan arasında uzlaşma sağlanmasına aracılık etmeye hazır olduğunu belirtti.
İran heyeti, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında ABD’de bulunduğu sırada Katar’ın arabuluculuğunda Washington’a Hürmüz Boğazı’nın açılması için yedi maddelik bir plan sunmuştu. Trump ise İran’ın şartlarını kabul etmediklerini açıklamıştı.
Trump, İran’ın boğazı mümkün olan en kısa sürede açmak istediğini ve ABD’li müzakerecilerin hafta içinde Tahran’la daha fazla görüşme yapmasını beklediğini söylemişti. Erakçi ise yedi maddelik planın makul olduğunu savunarak, önerinin gerekçesiz biçimde reddedilmesi halinde sorumluluğun ABD’ye ait olacağını ifade etmişti.




