İnternet altyapısı için KDK’dan emsal niteliğinde karar

KDK, Çorum’da internet altyapısı bulunmayan bir adres için BTK ve Türk Telekom’a evrensel hizmet ilkesi doğrultusunda planlama yapılmasını önerdi.

Çorum merkezde yaşayan bir vatandaşın, adresine internet altyapısı sağlanması talebiyle yaptığı başvuru Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından kabul edildi. Başvurucunun, yıllardır yaptığı müracaatlardan “altyapı yok” gerekçesiyle sonuç alamadığı, kendisine verilen yanıtların ise somut bir çözüm içermediği belirtildi.

Başvuruda, internet erişiminin Anayasa ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında temel bir ihtiyaç olduğu vurgulandı. Vatandaş ayrıca evine yaklaşık 700 metre mesafedeki bir akaryakıt istasyonunda aktif şebeke bulunmasına rağmen kendi adresine hizmet götürülmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.

Dosya, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca’nın imzasını taşıyan 15 Eylül 2026 tarihli ve 2026/18443-S.26.25132 sayılı Tavsiye Kararı’yla sonuçlandırıldı.

Türk Telekom mobil tarifeleri işaret etti

BTK tarafından işletmeciye yönlendirilen başvuru üzerine Türk Telekom inceleme yaptı. Şirket, talep edilen adreste henüz sabit internet altyapısının bulunmadığını bildirdi. Altyapı talebinin ön başvuruyla kayıt altına alınabileceği, çalışmalar tamamlandığında başvurucunun kısa mesajla bilgilendirileceği ve bu süreçte 4,5G mobil tarifelerden yararlanılabileceği ifade edildi.

BTK ise konunun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında Tüketici Hakem Heyetlerine veya tüketici mahkemelerine taşınabileceğini belirtti. Kurum, bu mercilerden çıkabilecek kararların uygulanmasının ilgili şirketin sorumluluğunda olduğunu ve kendisinin bu konuda görev ya da yetkisinin bulunmadığını savundu.

Mobil bağlantı sabit internetin yerine geçmiyor

Kamu Denetçisi Özcan Yıldız tarafından hazırlanan değerlendirmede, evrensel hizmet kavramının 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında güvence altına alındığı hatırlatıldı.

Kararda, ADSL, VDSL ve fiber gibi sabit internet hizmetlerinin fiziksel altyapıya dayandığı, sürekli ve yüksek bant genişlikli bağlantı sunduğu belirtildi. Mobil internetin ise sabit bağlantının sağladığı kesintisiz ve yüksek hızlı erişime eşdeğer olmadığı, bu nedenle ikame değil tamamlayıcı bir hizmet niteliği taşıdığı değerlendirildi.

5369 sayılı Kanun’un, Türkiye sınırları içinde yaşayan herkesin bölge veya ikamet yeri ayrımı yapılmaksızın evrensel hizmetlerden yararlanmasını esas aldığına dikkat çekildi.

BTK’nın denetim sorumluluğu vurgulandı

KDK kararında, BTK’nın elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yetkisine sahip olduğu belirtildi. Bu yetkinin evrensel hizmet kapsamındaki iletişim hizmetlerini de içerdiği, Kurumun erişilebilir, güvenilir ve sürdürülebilir hizmet sunumuna ilişkin standartları belirleyip denetleyebileceği ifade edildi.

Yatırım yapılmayan veya yatırım takvimi belirsiz bölgelerdeki vatandaşların da eşit hizmet alabilmesi için ilgili kurumlar arasında etkili işbirliği kurulması gerektiği kaydedildi. Kararda, benzer taleplerle ilgili daha önce verilen altı KDK tavsiye kararına atıf yapılarak bu yaklaşımın kurum açısından yerleşik hale geldiği belirtildi.

Öte yandan evrensel hizmet yükümlülüğünün işletmeciler açısından aşırı ve orantısız bir mali yük oluşturmaması gerektiği de vurgulandı. Hizmetin sürdürülebilirliği ve kalitesiyle vatandaşların erişim hakkı arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği kaydedildi.

BTK ve Türk Telekom’a planlama tavsiyesi

KDK, dosyadaki bilgi ve belgeleri birlikte değerlendirerek başvurunun kabulüne karar verdi. Kararla, başvurucunun ikamet ettiği adrese çağın gerektirdiği internet erişiminin sağlanması amacıyla altyapı planlaması yapılması ve gerekli ek tedbirlerin alınması konusunda BTK Başkanlığı ile Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye tavsiyede bulunuldu.

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesi uyarınca ilgili idarelerin, karar doğrultusunda gerçekleştirecekleri işlemleri 30 gün içinde KDK’ya bildirmesi gerekiyor. Karar başvurucuya, BTK’ya ve Türk Telekom’a tebliğ edilirken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na da bilgi amacıyla gönderildi.

KDK ayrıca idarelerin bilgi ve belge taleplerine süresi içinde yanıt verdiğini ve makul sürede karar verme ilkesine uygun hareket ettiğini belirtti. Kanunun 21’inci maddesi kapsamında, tavsiye kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde işlem yapılmaması halinde yargı yolunun açık olduğu hatırlatıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu