TCMB, Eşel Mobil Sisteminin Enflasyona Etkilerini İnceledi
TCMB, eşel mobil sisteminin enflasyon üzerindeki etkilerini analiz ederek enerji fiyatlarındaki artışın yansımasını sınırladığını açıkladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), “Merkezin Güncesi” adlı blogunda eşel mobil sisteminin enflasyon üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı. Mart 2026 itibarıyla uygulamaya konulan bu mekanizmanın, özellikle küresel enerji fiyatlarındaki artışların iç piyasaya yansımasını önemli ölçüde azalttığı belirtiliyor.
Analizde, akaryakıt fiyatlarının enflasyon üzerindeki kritik rolüne dikkat çekildi. 2026 yılında tüketici fiyatları sepetinde %3,21 oranında yer alan akaryakıtın fiyatındaki artışların, doğrudan ve dolaylı olarak ulaştırma ve gıda gibi alanlarda etkiler yarattığı ifade edildi. Bu kalemin fiyatlama davranışları ve beklentiler üzerinde de belirleyici bir etkisi olduğu vurgulandı.
Çalışmada, akaryakıt fiyatlarının maliyet bileşenleri arasında dağıtım marjı, EPDK payı ve vergilerin bulunduğu hatırlatılarak, eşel mobil sisteminin özellikle vergi düzenlemeleri aracılığıyla işlediği anlatıldı. 4 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı ile ÖTV ayarlamaları sayesinde maliyet artışlarının pompa fiyatlarına yansımasının sınırlandığı kaydedildi.
TCMB’nin hesaplamalarına göre, Brent petrol fiyatlarındaki %10’luk artış, normal koşullarda enflasyonu 12 ay sonunda yaklaşık 1 puan artırıyor. Ancak eşel mobil mekanizması devrede olduğunda bu etkinin belirgin bir şekilde azaldığı gözlemleniyor. Brent petrolün ortalama 70 dolar olduğu senaryoda enflasyona etkisi 1,9 puandan 0,6 puana düşerken, 90 dolar seviyesinde sistemin enflasyonu 3,7 puana kadar azaltıcı bir katkı sağladığı hesaplanıyor.
Analizde ayrıca, küresel enerji fiyatlarının para politikası üzerinde doğrudan bir kontrol sağlanamadığına dikkat çekilerek, eşel mobil sisteminin dış şoklara karşı bir dengeleyici mekanizma olarak işlev gördüğü ifade edildi. TCMB, bu mekanizmanın jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan fiyat artışlarının etkisini sınırlayarak dezenflasyon sürecine katkıda bulunacağını öngörüyor.


