İmarsız Arazi Fiyatlarında Düşüş ve Yatırımcı Kaybı
İmarsız arazi fiyatları, enflasyonun gerisinde kalarak yatırımcıları kayba uğratıyor. Yerel farklılıklar dikkat çekiyor.
Türkiye genelinde bağ, bahçe ve tarla gibi imarsız arazilere yönelik metrekare fiyatları, yıllık tüketici enflasyonunun yarısında kalarak yatırımcıların reel kayıplar yaşamasına neden oldu. Gayrimenkul sektöründeki fiyat dengelenmesi, özellikle arsa ve tarla piyasasında belirgin bir şekilde hissedilmeye başlandı. Mayıs 2026 itibarıyla, imarsız arazilerin ortalama metrekare satış fiyatı 766 TL olarak kaydedildi. Son bir yıl içinde bu fiyatların sadece %14,67 oranında artması, yıllık tüketici fiyat endeksinin %32,37 olduğu bir ortamda, arazi yatırımlarının değer kaybetmesine yol açtı.
Makro piyasa verileri, yerel bazda bazı şehirlerin enflasyon karşısında pozitif ayrıştığını gösteriyor. Ancak, bu şehirlerin sayısı oldukça sınırlı. Diyarbakır, metrekare başına 1.861 TL ortalama fiyat ve %69,34’lük yıllık artışla enflasyonu iki katına çıkararak listenin zirvesinde yer alıyor. Kırşehir ise %61,62’lik artışıyla dikkat çeken bir diğer şehir oldu. Hakkâri, Bingöl, Uşak, Şanlıurfa, Muş, Şırnak ve Trabzon gibi diğer iller de enflasyon eşiğini aşarak yatırımcılarına reel kazanç sağladı.
Öte yandan, Türkiye’nin üç büyük şehri olan İstanbul, İzmir ve Ankara, imarsız arazi fiyatları açısından enflasyonun altında kaldı. İstanbul’da son bir yılda fiyatlar %20,38, İzmir’de %12,61, Ankara’da ise %8,04 oranında artış gösterdi. Bu durum, büyük şehirlerde arazi yatırımlarının enflasyon karşısında değer kaybettiğini ortaya koyuyor.
Piyasa analistleri, imarsız arazilerin düzenli bir nakit akışı sağlamadığını vurguluyor. Yüksek faiz oranları ve altın fiyatlarındaki dalgalanmalar, yatırımcıların ilgisini başka alanlara yönlendirdi. Araziye olan talebin azalması, bu varlıkların likiditesinin düşük olmasından kaynaklanıyor. Yüksek mevduat faizleri, risksiz getiriler sunarken, altındaki yükseliş trendi de spekülatif sermaye akışını durdurmuş durumda.




