İsrail Ordusundaki İntihar Vakalarında Rekor Artış

İsrail ordusunda 2025 yılında intihar vakalarında rekor bir artış yaşandığı bildirildi. Uzmanlar, bu durumu savaşın psikolojik etkilerine bağlıyor.

İsrail ordusuna ait veriler, 2025 yılında askerler arasında intihar vakalarında kayda değer bir artış yaşandığını ortaya koydu. Bu durumun, Gazze Şeridi’nde devam eden çatışmaların yarattığı insani ve psikolojik baskılarla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Sened Haber Ajansı’nın, Haaretz gazetesinden aktardığına göre, 2025 yılı boyunca İsrail ordusunda toplamda 22 intihar vakası kaydedildi. Bu sayı, son 15 yıl içinde görülen en yüksek rakam olarak dikkat çekiyor. Önceki yıllarda ise 2010 yılında 28 intihar vakası yaşanmışken, savaş öncesi on yıl boyunca yıllık ortalama 12’yi geçmemişti.

Yazar ve analist Husam ed-Decni, artışın doğrudan Gazze’deki savaşla bağlantılı olduğunu belirtti. Askerlerin, savaşın yarattığı yıkım ve katliam manzaralarıyla yüzleşmek zorunda kaldığını, bunun da ordu içinde var olan ahlaki değerlerle büyük bir çelişki yarattığını ifade etti. Bu durumun, askerlerde depresyon, kimlik bunalımı ve ciddi psikolojik bozukluklara yol açabileceği, dolayısıyla intiharlarla sonuçlanabileceği vurgulandı.

Verilere göre, intihar eden askerlerin çoğunluğunu zorunlu askerlik yapanlar oluşturuyor. 2025 yılı içerisinde 12 düzenli asker, 9 yedek asker ve bir başka asker yaşamına son verdi. İntihar edenlerin 12’sinin muharip birliklerde görev yaptığı, geri kalanlarının ise destek veya muharip olmayan birimlerde bulunduğu kaydedildi. Ayrıca, vakaların 14’ü askeri üsler dışında, 8’i ise üs içerisinde gerçekleşti. İntihar eden askerlerden 5’inin askeri ruh sağlığı sistemi tarafından önceden bilindiği ve bu askerlerin psikolojik destek aldığı da belirtildi.

İsrail uzmanı Azzam Ebu el-Ads, açıklanan intihar rakamlarının gerçek durumu yansıtmadığını savundu. Ebu el-Ads, üniforma giymediği sırada intihar eden askerlerin resmi kayıtlardan çıkarıldığını, dolayısıyla gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu öne sürdü. 7 Ekim 2023’ten yıl sonuna kadar 7 intihar vakası kaydedilirken, bu sayının 2024’te 21’e, 2025’te ise zirveye ulaştığı ifade edildi.

Ebu el-Ads, Gazze’deki yoğun çatışmaların ve ateşkes dönemlerinde yaşanan travmaların askerler üzerinde derin psikolojik izler bıraktığını belirtti. Uzmanlar, ailevi ve toplumsal sorunların da bu krizi derinleştirdiğini aktardı. Boşanma, aile içi problemler ve ekonomik baskılar, özellikle sık sık göreve çağrılan yedek askerler üzerinde ek stres yarattığı ifade edildi. Ayrıca, sıkça yapılan yedek asker çağrılarının geçim kaynaklarının kaybına ve ekonomik çöküşe yol açtığı belirtildi.

İsrail ordusu yetkilileri, 2026 yılının psikolojik açıdan son derece zor geçebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, ordu içinde savaş sonrası dönem için psikolojik destek programlarının genişletildiği ve yeni uzmanların görevlendirildiği ifade edildi. Ancak bu önlemlerin, terhis sonrası intihar eden askerleri kapsamadığı kaydedildi. Savaşın başlangıcından bu yana çatışmalara katılan yaklaşık 12 eski askerin yaşamına son verdiği ve bu vakaların resmi kayıtlara dahil edilmediği bildirildi. Öte yandan, Yedioth Ahronoth’un haberine göre, son iki yılda intihar girişimi nedeniyle hastanelere başvuran çocuk ve gençlerin sayısında yüzde 60’lık bir artış yaşandı. Uzmanlar, savaşın psikolojik etkilerinin uzun yıllar sürebileceği ve İsrail toplumunda daha geniş bir ruhsal çöküş riskinin bulunduğu konusunda uyarıda bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu