Göklerde ve Yerde Her Şeyin Sahibi Olan Allah

Göklerde, yerde ve her ikisinin arasında her şey Allah’a aittir. Bu mülkün derin anlamları üzerine bir inceleme.

“Göklerde, yerde ve her ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa hepsi Allah’ındır.” (Taha/6) Bu ayet, Allah’ın kudretinin ve egemenliğinin genişliğini ifade ederken, insanların hayatlarına yön verenin yalnızca O olduğunu vurgular. Peygamberin görevi, Allah’tan korkanlara doğru yolu göstermek ve onlara öğüt vermektir. Allah, her şeyin sahibi ve her şeyi kuşatan bilgisiyle, varlık âlemine hâkimdir.

Bu bağlamda, ayette geçen evrensel ifadeler, Allah’ın mülkünün kapsamını anlamamıza yardımcı olur. Ancak, bu ifadelerin ötesinde, Allah’ın varlıklar üzerindeki egemenliği çok daha derindir. Varlık âlemindeki her şeyin sahibi olan Allah, her an hayatla iç içedir ve kullarının yaşamlarına müdahale eder. Böyle bir egemenliğe sahip olan Allah’ın, insanları ihmal etmesi düşünülemez.

Fahruddin er-Râzî’nin Tefsir-i Kebir adlı eserinde, Taha Suresi’nin 5. ve 6. ayetleri Allah’ın azametini ve mülkünün genişliğini ele alır. Râzî, “istivâ” kavramını, Allah’ın mekânı yaratan ve mekâna muhtaç olmayan bir varlık olarak tanımlar. Bu bağlamda, “istivâ” kelimesi, Allah’ın tam hükümranlığı anlamına gelir ve bu hükümranlık, yalnızca bir güç gösterisi değil, aynı zamanda tüm varlıkları kuşatan bir rahmeti de ifade eder.

Arş, yaratılmış âlemin en yüksek sınırını temsil eder ve Allah’ın Arş’a istivâ etmesi, O’nun gücünün ve idaresinin tüm varlık katmanlarını kapsadığını simgeler. Taha Suresi’nin 6. ayeti, bu hükümranlığın kapsamını detaylandırarak, Allah’ın her şey üzerindeki mutlak sahipliğini vurgular. Râzî, bu ayetteki “O’nundur” ifadesinin, her şeyin yaratılışında ve yönetiminde tek yetkilinin Allah olduğunu belirttiğini ifade eder.

Sonuç olarak, toprağın en altındaki zerreden en yüksekteki Arş’a kadar her şeyin Allah’ın mülkü olduğunu bilen bir mümin, rızık ve güvenlik konusunda yalnızca O’na güvenmelidir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu