Aksa Tufanı: Tarihin Dönüm Noktası ve Direnişin Manifestosu
Tatvan Özgür-Der’in seminerinde Aksa Tufanı’nın tarihi önemi ve direniş üzerindeki etkileri ele alındı.
Tatvan Özgür-Der, bu hafta “Aksa Tufanı: Tarihin Dönüm Noktası ve Direnişin Manifestosu” başlıklı bir seminer düzenledi. Etkinlikte, Bitlis Eren Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet İşler konuşmacı olarak yer aldı. Program, Enes Ece’nin okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Doç. Dr. İşler, Aksa Tufanı’nın modern Orta Doğu tarihindeki kırılma noktasını temsil ettiğini belirterek, 7 Ekim 2023 sabahı Kassam Tugayları’nın Gazze’deki kuşatmayı kırma girişimini anlattı. Bu olayın, unutturulmaya çalışılan Filistin davasını yeniden dünya gündemine taşıdığını vurguladı.
İşler, Aksa Tufanı’nın, tarihsel perspektifte yeni bir milat olduğunu ifade ederek, Siyonist anlatının çöküşü ile birlikte, Filistin meselesinin yeniden ele alınacağını belirtti. Aksa Tufanı’nın, 105 yıllık birikmiş öfkenin ve direniş iradesinin patlama noktası olduğunu söyledi.
Konuşmasında, İslam dünyasının ve küresel sistemin derin bir meşruiyet krizi yaşadığını ifade eden İşler, Müslüman devletlerin, İsrail’in izni olmadan Gazze’ye yardım ulaştıramamasının, ümmetin içinde bulunduğu acziyetin bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Bu durumun, Arap liderliklerinin konforlu yaşamlarını tehdit ettiğini ve direniş ekseninin zayıfladığını belirtti.
İşler, yaşananların sadece emperyalist sistemle açıklanamayacak kadar derin bir iç sorunlar yumağına işaret ettiğini vurguladı. İslam dünyasının uzun süredir yaşadığı zihinsel, siyasal ve ekonomik çözülmelerin bu zayıflığın arka planında yattığını ifade etti.
Ayrıca, Aksa Tufanı’nın Batı merkezli değerlerin çöktüğü bir dönemde, İslam medeniyeti için bir kurtuluş reçetesi sunma fırsatı doğurduğunu kaydetti. Gazze’nin, yeni bir tarihsel farkındalık anı olduğunu ve insan onurunu merkeze alan yeni bir medeniyet tasavvurunu inşa etmenin tarihsel bir zorunluluk olduğunu belirtti.
İşler, Muhammed İkbal’in “Kendini yeniden inşa etmeyen milletler, başkalarının inşa ettiği dünyada yaşamaya mahkûmdur” sözünü hatırlatarak, İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu sorguladı. Küresel sistemin çöküşü ve İslam dünyasının yaşadığı krizlerin merkezinde yabancılaşma ve kimlik bunalımının yer aldığını ifade etti.
Seminerin sonunda, Doç. Dr. İşler, Aksa Tufanı’nın sonuçlarını değerlendirerek, küresel algının dönüşümünü, Siyonofobi’nin yükselişini ve Müslümanların karşılaştığı zorlukları detaylandırdı. Gazze’nin, insanlık için bir vicdan aynası olduğunu ve Müslüman devletlerin ortak bir irade göstermesi gerektiğini vurguladı.
Etkinlik, kitap imzalama faslı ile sona erdi.




