Trump’ın Gazze Barış Kurulu’na Ülkelerin Katılımı Artıyor

Trump’ın liderliğindeki Gazze Barış Kurulu’na katılan ülkeler ve Türkiye’nin durumu hakkında detaylar.

Trump döneminde kurulan Gazze Barış Kurulu’na katılan ülkelerin İsrail ile olan ilişkileri dikkat çekiyor. İbrahim Anlaşmaları’na taraf olan ülkelerin yanı sıra, İsrail ile dostane ilişkileri bulunan devletler de bu kurula dahil olmuş durumda. Türkiye ise henüz katılım konusunda bir açıklama yapmadı.

Gazze Barış Kurulu’na katılacak ülkeler yavaş yavaş netlik kazanıyor. Şu ana kadar, İsrail’in de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin katılımı onaylandı. Trump’ın “tüm zamanların en prestijli yönetimi” olacağını iddia ettiği bu kurul, İsrail’in müttefiklerinden oluşan bir yapı haline geleceği sinyallerini veriyor. Katılımı kabul eden ülkelerin yanı sıra, bu daveti reddeden ülkeler de mevcut.

ANKARA’NIN KATILIM OLASILIĞI HAREKETE GEÇİRDİ

İsrail’in katılımıyla ilgili dün sabah bir açıklama yapıldı. İsrail Başbakanlık Ofisi, Binyamin Netanyahu’nun Kurul’a katılmayı resmen kabul ettiğini ve “kurucu üye” olacağını duyurdu. Gazze Barış Kurulu’na katılım davetiyesi toplamda 60 ülkeye gönderildi. İlk sızan bilgiler, başlangıçta İsrail’in davet edilmediği yönündeydi. Netanyahu’nun, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kurul’da yer alması önerisinden ciddi rahatsızlık duyduğu biliniyor.

‘YEMİN’ ETTİ

İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Gazze’de konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’ne katılmasına da kesinlikle karşı çıkıyor. Knesset’te yaptığı konuşmada, Ankara’nın bölgede hem siyasi hem askeri bir rol üstlenme olasılığına sert bir şekilde karşı çıkan Netanyahu, Gazze Şeridi’ne Türkiye’yi sokmayacağına dair “yemin” etti.

KİMLER KABUL ETTİ?

Gazze Barış Kurulu’na dün itibarıyla katılan ülkeler arasında İsrail dışında Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Arjantin, Fas, Kazakistan, Macaristan ve Kosova yer alıyor. Bu ülkelerin İsrail ile olan ilişkileri, “tarafsızlık” tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Bahreyn, Kazakistan, Fas ve Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ile imzalanan İbrahim Anlaşmaları’nın tarafları. Macaristan Başbakanı Viktor Orban da Gazze Savaşı sırasında İsrail’i desteklemişti.

REDDEDEN ÜLKELER

Gazze Barış Kurulu’na katılma davetini şu ana kadar üç ülke reddetti. Fransa, Norveç ve İsveç, Kurul’a katılmama kararı aldıklarını açıkladı. Resmi açıklamalara bakıldığında, bu durumun Kurul’un yapısına veya Trump’ın tutumuna karşı bir duruş sergilediği gözlemleniyor. Fransa’dan yapılan açıklamalarda, Trump’ın daveti “şantaj” olarak nitelendirildi. Fransız Hükümeti, Trump’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Gazze için oluşturulan Barış Kurulu’na katılma davetini kabul etmemesi halinde yüzde 200 gümrük vergisi uygulayabileceği yönündeki açıklamalarını “şantaj” olarak değerlendirdi.

Ayrıca Axios’a konuşan bir Fransız yetkili, sözleşmenin “Gazze’nin tek çerçevesinin ötesine geçtiğini” ve “özellikle Birleşmiş Milletler’in ilkelerine ve yapısına saygı konusunda önemli sorunlar ortaya çıkardığını” ifade etti.

‘BM’NİN ROLÜNÜ SORGULUYOR’

Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik, Aftenpodden ile yaptığı röportajda ülkesinin Kurul’a katılmayı neden reddettiğini açıkladı. Kravik, “BM’nin rolünü ve mevcut uluslararası hukuku sorgulayan bir yapının parçası olamayacağımız oldukça açık. Bu bizim için kesinlikle imkansız.” dedi. Bakan Yardımcısı ayrıca, “Barış ve güvenlik konusunda çalışmak üzere oldukça geniş bir yetki alanına sahip kapsamlı bir organ oluşturulması yönünde aldığımız teklif, bizim için tamamen hazırlıksız bir durumdu.” ifadelerini kullandı.

‘GAZZE İLE SINIRLI KALMAYACAK’

Üst düzey bir ABD yetkilisi, Barış Kurulu’nun Gazze ile sınırlı kalmayacağını ve bunun dünya çapında bir Barış Kurulu olacağını iddia etti. Trump da kısa süre önce Reuters’a, Kurul’un “Gazze ile başlayıp ortaya çıkan çatışmaları ele alacağını” belirtti. Axios, bu durumun müttefikler arasında ABD’nin BM Güvenlik Konseyi’ne rakip bir yapı kurduğu yönünde endişelere yol açtığını bildirdi. Reuters, ayrıca planın BM’yi zayıflatabileceğinden korkan birkaç Batılı diplomatın görüşlerine de yer verdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu