Türkiye’nin İlk Yerli Hızlı Treni Raylarda: 225 km Hız

Türkiye’nin ilk yerli hızlı treni, 225 km hıza ulaşarak raylarda test edilmeye başladı. Bu dev proje, demiryolu sektöründe yeni bir dönemi simgeliyor.

Türkiye, raylı sistemler alanındaki teknolojik atılımlarıyla dikkat çekiyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla düzenlenen bir törenle, saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen ilk yerli elektrikli hızlı trenin test süreci resmen başlamış oldu. Sakarya’da üretilen bu tren, Avrupa’nın en modern üretim tesislerinden birinde seri üretime geçecek ve Türkiye’yi yüksek hızlı tren işletmeciliğinde dünya çapında sayılı ülkeler arasına sokacak.

Yerli hızlı tren, yalnızca hızıyla değil, sunduğu modern olanaklarla da öne çıkıyor. 8 araçtan oluşan tren setleri, 577 yolcu kapasitesine sahip ve alüminyum gövdesi sayesinde hafiflik ve yüksek verimlilik sunuyor. Yolculara Wi-Fi erişimi, tam otomatik iklimlendirme, mutfak bölümleri ve engelli asansörleri gibi çeşitli imkanlar sağlanıyor. Ayrıca, trenin en kritik bileşenleri olan “Tren Kontrol” ve “Cer Sistemleri” ASELSAN iş birliğiyle tamamen yerli kaynaklarla geliştirildi.

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 2035 yılına kadar 81 set hızlı tren ihtiyacı olduğunu belirterek, TÜRASAŞ’ın yıllık 96 araçlık üretim kapasitesinin bu ihtiyacı karşılayacağını açıkladı. Yıl sonunda tamamlanması planlanan yaklaşık 18 bin metrekarelik yeni üretim tesisi, Türkiye’nin sadece kendi ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, 2030 yılına kadar 310 milyar dolara ulaşması beklenen küresel hızlı tren pazarında ihracatçı bir güç olmasını sağlayacak.

Türkiye’nin demiryolu ağındaki gelişmeler de dikkat çekici. 2002 yılında 11 bin kilometre olan hat uzunluğu, günümüzde 14 bin kilometreye ulaştı. Bakanlık, bu rakamı 2028 yılına kadar 17 bin kilometreye, 2053 yılına kadar ise 28 bin 590 kilometreye çıkarmayı hedefliyor. Modernizasyon çalışmaları kapsamında, hatların yarısından fazlası elektrikli hale getirilirken, sinyalli hat uzunluğu da yaklaşık dört katına çıkarılarak dünya standartlarında güvenlik sağlandı.

Üretim merkezi, ekonomiye de önemli katkılar sağlayacak. Güneş enerjisiyle çalışan çevre dostu bir modelle tasarlanan fabrika, 250 kişiye istihdam yaratacak ve yıllık 3,5 milyar lira ekonomik değer üretecek. Türkiye’nin bu girişimi, dışa bağımlılığı azaltarak raylı sistemler teknolojisinde tam bağımsızlık yolunda atılan en büyük adımlardan biri olarak kaydedilecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu