Almanya, Gazze davasında UAD’nin yetkisine itiraz etti

Almanya, Nikaragua’nın Gazze’deki soykırıma destek iddiasıyla UAD’de açtığı davada İsrail’in taraf olmadığı gerekçesiyle yargı yetkisine itiraz etti.

Nikaragua’nın Almanya’nın Gazze’de soykırıma destek verdiği iddiasıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) açtığı davaya ilişkin duruşmalar, Lahey’deki Barış Sarayı’nda başladı. İlk oturumda Almanya heyeti, davanın esastan incelenmesinden önce değerlendirilmesini istediği itirazlarını Divan hakimlerine sundu.

Almanya, davada karar verilebilmesi için öncelikle İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini savundu. Alman heyeti, İsrail’in davada üçüncü taraf konumunda bulunduğunu, yargılamaya taraf olmadığını ve buna rıza göstermediğini belirterek sürecin esasa geçilmeden yürütülemeyeceğini ileri sürdü.

Almanya Dışişleri Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü ve Hukuk Danışmanı Julia Monar, ülkesinin İsrail’e silah satışlarıyla ilgili çok sayıda başvuru ve suç duyurusu aldığını söyledi. Bu başvuruların bir bölümünün incelendiğini, diğerlerinin ise soruşturma açılmasına gerek görülmediği için reddedildiğini aktaran Monar, Alman makamlarının ve yargı mercilerinin kararlar hakkında başvuru sahiplerine ayrıntılı bilgi verdiğini savundu.

Monar, Almanya’nın İsrail’e yönelik desteğinin uluslararası insancıl hukuka uyma yükümlülüğünden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. İsrail’in varlığına ve güvenliğine verilen desteğin, Almanya’nın tarihsel sorumluluğundan kaynaklanan Alman-İsrail ilişkilerinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Monar, bu yaklaşımın uluslararası hukuka aykırılık anlamına gelmediğini söyledi.

Almanya’nın Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) sağladığı mali desteği de hatırlatan Monar, bunun Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına verilen desteği gösterdiğini kaydetti.

Monar ayrıca Gazze’de kullanılabilecek silahlara ilişkin ihracat lisanslarının onayının 8 Ağustos-23 Kasım 2025 arasında askıya alındığını açıkladı. Lisans işlemlerinin 2025’in sonlarına doğru yeniden başlatıldığını belirten Monar, bu kararın Ekim 2025’te varılan ateşkes anlaşmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.

Almanya’nın 24 Kasım 2025’te ihracat kısıtlamalarını kaldırmasının ardından, bu yılın ocak-haziran döneminde İsrail’e yaklaşık 800 milyon avro değerinde askeri malzeme gönderilmesi için Alman savunma sanayisi şirketlerine lisans verildiği bildirildi. Der Spiegel’in haberine göre söz konusu bilgi, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığının muhalefetteki Sol Parti’nin soru önergesine verdiği yazılı yanıtta yer aldı.

Almanya adına ikinci konuşmayı Oxford Üniversitesi Uluslararası Kamu Hukuku Profesörü Antonios Tzanakopoulos yaptı. Tzanakopoulos, Nikaragua ile Almanya arasında UAD’nin önüne taşınabilecek nitelikte bir uyuşmazlık bulunmadığını öne sürdü.

Nikaragua’nın başvuru yaptığı tarihte Almanya’nın, davanın Divan’a taşınmasını gerektirecek bir anlaşmazlıktan haberdar edilmediğini söyleyen Tzanakopoulos, davanın kabul edilebilirlik koşullarını karşılamadığını savundu. Bu nedenle davanın esasa geçilmeden usul yönünden reddedilmesi gerektiğini belirtti.

Almanya, bazı iddiaların UAD yetkisi dışında olduğunu savundu

King’s College London’dan Uluslararası Hukuk Profesörü Christian J. Tams ise iki ülke arasında bir uyuşmazlık bulunduğu ve davanın kabul edilebilirlik şartlarını taşıdığı varsayılsa dahi, Nikaragua’nın Almanya’ya yönelttiği bazı suçlamaların UAD’nin yargı yetkisi dışında kaldığını söyledi.

Tams, uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri ihlalleriyle hukukun genel ilkelerine aykırılık iddialarının Divan tarafından karara bağlanamayacağını ileri sürdü.

Almanya heyetinin son konuşmacısı Samuel Wordsworth, anlaşmazlığın merkezinde İsrail’in Gazze’deki saldırı ve eylemlerinin hukuka uygunluğu meselesinin bulunduğunu ifade etti. İsrail’in davaya taraf olmadan ve yargılamaya rıza göstermeden sürecin sürdürülemeyeceğini belirten Wordsworth, Nikaragua’nın iddiasının temelinde İsrail’in Almanya’dan askeri yardım alma hakkına yönelik itirazın yer aldığını söyledi.

Wordsworth, Almanya’nın İsrail’in Gazze’deki eylemleri hakkında bir hukuki pozisyon almadığını, yalnızca Nikaragua’nın iddialarının incelenebilmesi için öncelikle İsrail’in davranışlarının hukuka uygunluğuna karar verilmesi gerektiğini savundu. Bu nedenle İsrail’in yokluğunda davanın hukuken sürdürülemeyeceğini kaydetti.

Duruşmaların ikinci turunda Almanya’nın savunmasını 9 Eylül’de tamamlaması, Nikaragua’nın ise 8 ve 10 Eylül’de sözlü sunumlarını yapması bekleniyor.

Nikaragua’nın Almanya aleyhine açtığı dava

Nikaragua, Almanya’nın İsrail’e siyasi, mali ve askeri destek sağlayarak Gazze’de “soykırım işlenmesini kolaylaştırdığı” iddiasıyla 1 Mart 2024’te UAD’ye başvurdu. Nisan 2024’teki duruşmalarda Nikaragua, Almanya’nın İsrail’e en fazla silah tedarik eden ikinci ülke olduğunu ve gönderilen mühimmatın Gazze’de kullanıldığından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını savundu.

Nikaragua ayrıca Almanya’nın Filistinlilere yönelik yardımları keserken İsrail’e tank mermisi, insansız hava aracı ve savaş gemisi mühimmatı gönderdiğini ileri sürdü. Almanya ise İsrail’in Gazze’deki eylemlerine destek verdiği yönündeki suçlamaları reddederek silah ihracatının uluslararası hukuk kurallarına uygun biçimde ve kapsamlı lisans incelemelerinden sonra gerçekleştirildiğini belirtti.

UAD, davada ihtiyati tedbir uygulanmasını gerektirecek düzeyde bir aciliyet bulunmadığına hükmetti. Bununla birlikte Divan, sivillerin gıda ve diğer temel ihtiyaçlardan uzun süreli ve yaygın biçimde mahrum bırakılmasına dikkat çekti.

Divan kararında, soykırım ve diğer savaş suçlarının işlendiği bir bölgeye silah gönderen devletlerin bu suçlar nedeniyle sorumlu tutulabilme ihtimaline işaret edildi. Almanya hükümeti, İsrail’e yönelik kısmi silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırmasının ardından bu ülkeye yaklaşık 800 milyon avro değerinde askeri teçhizat sevkiyatına onay verdi.

UAD’nin ihtiyati tedbir taleplerini reddetmesi, davanın sona erdiği anlamına gelmiyor. Süreç, Nikaragua’nın esasa ilişkin iddiaları hakkında kesin karar verilene kadar devam edecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu