Gazze’deki Su Krizi Derinleşiyor: İşgalin Etkileri Büyüyor

Gazze’de su altyapısının tahrip edilmesi ve yerinden edilme artışı, su krizini derinleştiriyor. İnsanlar su tankerlerinin önünde uzun kuyruklar oluşturuyor.

Gazze Şeridi’nde yaşanan su krizi, altyapının tahrip edilmesi ve yerinden edilenlerin sayısının artmasıyla giderek daha da derinleşiyor. Kent merkezindeki barınma merkezlerinde, her gün birçok Filistinli su tankerlerinin önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Küçük bidonlarını doldurmak için mücadele eden insanlar, bu suyu çadırlarına taşımak amacıyla gün boyunca zorlu bir süreçten geçiyor.

Yapılan araştırmalara göre, bir su tankeri ortalama 10 bin litre su taşıyor ve bu su, 800’den fazla yerinden edilmiş kişiyi barındıran iki kampa dağıtılıyor. Bu durum, kişi başına günlük su miktarının 10 litrenin altına düştüğü anlamına geliyor. Oysa uluslararası standartlar, kişi başına günlük 50 ila 100 litre su tüketimini öneriyor.

Bu sınırlı su miktarına ulaşabilmek için saatlerce kuyrukta beklemek ve suyu uzak mesafelere taşımak zorunda kalan halk, artan sıcaklıklar ve yaz aylarında yükselen talep nedeniyle daha da zor bir durumla karşı karşıya kalıyor.

Azalan Su Kaynakları ve Artan Riskler

Gazze’deki su kuyularının büyük bir kısmının tahrip olması, mevcut su kaynaklarının ciddi şekilde azalmasına yol açtı. Gazze Belediyesi, halkı yaklaşık bin 300 su pompası kullanmaya teşvik etmesine rağmen, yalnızca 35 kuyuyu aktif bir şekilde çalıştırabiliyor.

Savaş öncesinde, su şebekesi günde yaklaşık 100 bin metreküp su sağlarken, bunun 70 bini kuyulardan, 20 bini işgal rejiminin su şirketi “Mekorot”tan, 10 bini ise savaş sırasında yıkılan kuzeydeki arıtma tesisinden temin ediliyordu. Ancak günümüzde temin edilen su miktarı günde 35 bin metreküpü geçmiyor. Gazze Belediyesi Planlama ve Yatırım Genel Müdürü Mahir Salim, kişi başına düşen su miktarının savaş öncesi yaklaşık 80 litreden 10 litrenin altına, bazı dönemlerde ise sadece 2 litreye kadar düştüğünü ifade etti.

Salim, Batı en-Nasr Mahallesi, Şati Mülteci Kampı’nın kuzeyi ve Tellu’l-Heva gibi bölgelerde suyun neredeyse tamamen kesildiğini, şehir merkezinde ise “Mekorot” kaynaklı kesintiler ve artan nüfus yoğunluğunun durumu daha da kötüleştirdiğini belirtti.

Tellu’l-Heva ve Sekizinci Cadde gibi bölgelerde yaşayan halk, ya su kıtlığı ya da tuzlu su sorunu ile mücadele ediyor. Bazı yerlerde suya ulaşım, zaten kıt olan yakıta bağımlı su pompalarıyla sağlanmaya çalışılıyor.

Han Yunus’un Mevasi bölgesinde ise su şebekesinin bulunmaması nedeniyle yerinden edilmiş kişiler, sınırlı süre çalışan pompalarla yetinmek zorunda kalıyor. Bir pompa, yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı bir kampın ihtiyacını karşılamak için günde yalnızca bir saat çalışıyor.

El-Kadisiyye Kampı’ndan bir yetkili, bir ailenin günlük tüm ihtiyaçları için ortalama 60 litre su alabildiğini, içme suyunun ise haftada yalnızca iki kez tankerlerle ulaştırıldığını aktarıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu