Hizbullah Milletvekili Feyyad: Ateşkes Olmadan Hiçbir Girişim Anlamlı Değil

Hizbullah milletvekili Ali Feyyad, ateşkes olmadan hiçbir girişimin anlamı olmadığını vurguladı ve direnişin rolüne dikkat çekti.

Lübnan’daki Hizbullah grubunun Direnişe Vefa Bloku milletvekili Ali Feyyad, çarşamba günü yaptığı açıklamada, kapsamlı bir ateşkes sağlanmadan ve İsrail’in askeri hareket serbestisinin kısıtlanmadığı bir ortamda hiçbir girişimin anlam taşımayacağını belirtti. El-Meyadin televizyonuna konuşan Feyyad, mevcut koşulların direnişin göz ardı edilemeyeceğini gösterdiğini ifade etti.

Feyyad, Güney Lübnan ile ilgili kararlarda direnişin son sözü söyleyeceğini vurguladı. Düşmana karşı taviz vermeden mücadele etmeye devam ettiklerini ve bu çatışmayı sürdürme gücüne sahip olduklarını belirtti. Ayrıca, direnişin askeri kapasitesinin oldukça büyük olduğunu ve çatışma alanının genişlemesinin İsrail ordusuna daha fazla kayıp vermesine yol açabileceğini dile getirdi.

Lübnan iç politikasına da değinen Feyyad, mevcut iktidarın siyasi durumu kötüleştirdiğini ve iç dengeleri bozma çabası içinde olduğunu ifade etti. İktidarın, ülkeyi bir çatışma noktasına sürüklediğini belirten Feyyad, bu durumdan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Jozef Aun’un ABD baskılarıyla bu makama geldiğini savunan Feyyad, Aun’un Lübnan için maliyetli siyasi tercihlere yöneldiğini belirtti. Aun’un CNN’e verdiği mülakatta Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım hakkında “Lübnanlıları temsil etmiyor” şeklindeki ifadesine yanıt veren Feyyad, Şeyh Kasım’ın Lübnan’da halk düzeyinde en yüksek temsil gücüne sahip olduğunu ifade etti.

Feyyad, direnişin Lübnan iktidarından bir konumlanma talep etmediğini, aksine ülkenin tüm güç unsurlarından faydalanmasını beklediğini vurguladı. Ayrıca, direnişin rolü ile Lübnan’ın dış ilişkilerini değerlendirecek ulusal bir vizyon inşası konusunda uzlaşma çağrısında bulundu. Temel ilkelerin korunması konusunda Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri’ye güvendiklerini belirten Feyyad, Lübnan ordusunun komutasının da bilgece davrandığını ifade etti.

Bölgesel düzeyde yeni bir gerçeklikle karşı karşıya olunduğunu belirten Feyyad, ABD’nin bölgedeki denklemleri değiştirme gücünün sınırlarının netleştiğini ve Amerikalıların önünde İran ile anlaşmaya varmaktan başka bir seçenek kalmadığını söyledi. İran’ın direnişi ve Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesini savunma hattına dahil etmesinin, “sahaların birliği ve bütünleşmesi” ilkesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Feyyad, İran’ın, İsrail’in 7 Haziran’da Beyrut’un güneyine düzenlediği bombardımana yanıt olarak işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail üslerini vurduğunu hatırlattı.

Hizbullah heyetlerinin Türkiye’yi ziyaret ettiğini açıklayan Feyyad, Suriye’nin direnişe karşı harekete geçmesinin söz konusu olmadığına dair güvence aldıklarını kaydetti. Türkiye’nin Lübnan’daki direnişin rolüne ve meşruiyetine destek verdiğini ifade eden Feyyad, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’da İsrail’in bölgedeki yayılmacı projesine karşı endişelerin bulunduğunu dile getirdi.

Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesindeki direniş destekçisi halkın diğer direniş cepheleriyle bütünleştiğini belirten Feyyad, ödenen ağır bedellere rağmen direniş çevresinin yorulmadığını, aksine bu fedakarlıkların kararlılıklarını artırdığını vurguladı. Öte yandan, İsrail’in Lübnan ile hükümeti arasında ateşkes sağlandığına dair yapılan açıklamalara rağmen saldırılarını sürdürdüğü, 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 500’ü aştığı bildirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu