Gülben Ergen’in Aile Temalı Dizide Rol Alması Tepkilere Neden Oldu

Gülben Ergen’in Milli Eğitim’in aile dizisinde yer alması, aile değerlerini savunanlar tarafından eleştirildi.

Gülben Ergen’in, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ailem” adlı dizinin oyuncu kadrosuna dahil edilmesi, çeşitli tepkilere yol açtı. Çorum İnsani Değerler Platformu, bu duruma ilişkin bir basın açıklaması yayımladı.

Basın açıklamasında, 2025 yılının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Aile Yılı” olarak ilan edildiği ve bu kapsamda ailenin korunması ile güçlendirilmesine yönelik etkinliklerin düzenlendiği vurgulandı. Açıklamada, aile festivalleri, zirveler ve panellerle bu konunun gündemde tutulmaya çalışıldığı ifade edildi.

2025’in “Aile Yılı” olarak belirlenmesinin, milletin köklü aile yapısının korunması ve geleceğe taşınması açısından önemli bir adım olduğu belirtildi. Bu bağlamda atılan her adımın, fıtrata uygun ve ahlaki bir aile anlayışını güçlendirmesi gerektiği ifade edildi.

Ancak aile kurumunu koruma çabalarının bazı tercihler nedeniyle hayal kırıklığına yol açtığı dile getirildi. Açıklamada, aile değerlerini benimsemeyen ve bu değerleri yaşamayan popüler figürlerin projelerde yer almasının, verilen mesajı zedelediği ve değer temelli eğitim vizyonuyla çelişki oluşturduğu kaydedildi.

Aile, sadece sosyolojik bir yapı değil; aynı zamanda inanç ve medeniyetin temel taşıdır. Kur’an’ın öğrettiği ahlaki değerlerin ve neslin korunması ilkelerinin, toplumun temellerini oluşturduğu belirtildi. Bununla birlikte, LGBT ideolojisi ve cinsiyetsizleştirme projelerinin toplumun dokusunu tehdit ettiği ifade edildi.

Bu bağlamda, birkaç yıl önce LGBT aktivistliği yapmış olan Gülben Ergen’in, aile değerlerini önceliklendiren bir projede yer almasının kabul edilemeyeceği vurgulandı. Ayrıca, Aile Bakanı’nın da bu kişiyle aynı projede yer almasının makul bir açıklamasının olamayacağı ifade edildi.

Aileyi koruma mücadelesinde bu tür figürlere ihtiyaç olmadığını belirten platform, sosyal hayat, ekonomi ve eğitim alanlarında daha yapısal tedbirler alınması gerektiğini savundu. Aile dostu mali politikaların geliştirilmesi ve sosyal medya ile televizyon yayınlarının sıkı denetimlere tabi tutulması gerektiği ifade edildi.

Sonuç olarak, ihtiyaç duyulan şeyin, makyajlanmış kampanyalar değil; nesli koruyan güçlü bir değer siyaseti ve ahlaki bir toplumsal duruş olduğu belirtildi. LGBT ideolojisinin ve diğer olumsuz kültürel akımların reddedilmesinin artık bir beka meselesi olduğu vurgulandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu