Savaş Hazırlığı, İslam Toplumu için Kaçınılmaz Bir Gereklilik
Savaş hazırlığı, İslam toplumunun varlığı için zorunlu bir gereklilik olarak kabul edilmektedir.
“Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihat için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.” (Enfal, 60)
Bu ayet, Müslümanlara düşmanlarına karşı her açıdan hazırlıklı olmaları gerektiğini vurgulamakta, çeşitli silahlar, araçlar ve propaganda yöntemleri kullanmalarını teşvik etmektedir. Bu tür hazırlıklar yapıldığında, düşmanların Müslümanların savaş gücünden korkmaları sağlanır.
Peygamber Efendimiz (s.a.a), Yemen’de yeni bir silahın üretildiğini duyduğunda, bu silahı temin etmek için birini göndermiştir. Peygamberimiz’in (s.a.a) sözlerine göre; ‘Bir ok nedeniyle üç kişi cennete gider: Yapanı, hazırlayıcısı ve atıcısı.’ İslam’da at binme ve ok atma gibi savaş becerileri üzerine yapılan oyunlar da caiz görülmüştür. Bu durum, savaş hazırlığı için gerekli ortamın oluşturulmasına katkı sağlar.
Ayetin içindeki ‘lehum’ zamiri, kâfirleri ve daha önceki ayetlerde bahsedilen ‘hainlik yapmasından korktuğunuz’ kişileri işaret etmektedir. Bu nedenle, her zaman hıyanet potansiyeli taşıyan düşmanlara karşı, anlaşma ve ahitname yapılmış olsa bile, hazırlık içinde olmak gerekmektedir.




