İstanbul, Avrupa’nın En Uygun Konut Fiyatlarına Sahip Şehri Oldu
2026 verilerine göre İstanbul, Avrupa’da konut almanın en ucuz olduğu şehir olarak öne çıkıyor.
2026 yılına ait veriler, Avrupa’nın büyük şehirlerindeki konut fiyatları arasındaki farkları bir kez daha gözler önüne serdi. Deutsche Bank’ın hazırladığı rapora göre, şehir merkezinde konut satın almanın en pahalı olduğu şehir Zürih olurken, İstanbul bu alanda en uygun fiyatları sunan şehir olarak dikkat çekti. Zürih’te konutların metrekare fiyatı 22 bin 910 euroya ulaşırken, İstanbul’da bu rakam yalnızca 2 bin 646 euro olarak belirlendi.
Deutsche Bank Araştırma Enstitüsü tarafından yayımlanan “Mapping the World’s Prices 2026” raporunda, dünya genelinde 69 büyük şehirdeki konut fiyatları karşılaştırıldı. Bu araştırmada Avrupa’dan 28 şehir yer aldı ve şehir merkezindeki daire fiyatları arasındaki büyük farklılıklar ortaya kondu.
Avrupa’da konut satın almak için en yüksek bütçeye ihtiyaç duyulan şehir Zürih olurken, İstanbul listenin en alt sırasında yer aldı. Zürih’teki konut fiyatları, Avrupa’nın en yüksek seviyelerine ulaşarak, konut alımını zorlaştırıyor.
İsviçre’nin Zürih şehri, konut fiyatlarının en yüksek olduğu yer olarak öne çıkıyor. Zürih’te bir dairenin metrekare fiyatı 22 bin 910 euro olarak hesaplanırken, Cenevre 19 bin 439 euro ile ikinci sırada, Londra ise 17 bin 241 euro ile üçüncü sırada yer aldı. Paris, 12 bin 771 euro ile dördüncü sırada bulunurken, Viyana 12 bin 483 euro ile beşinci sırayı aldı.
Avrupa’nın önde gelen şehirleri arasında yer alan Londra ve Paris, konut fiyatları bakımından ilk on içerisinde bulunuyor. Almanya’nın Münih şehri, metrekare fiyatının 11 bin 435 euro olmasıyla dikkat çekiyor. Lüksemburg, Kopenhag, Stockholm ve Oslo da bu listede yer alıyor. İskandinav şehirleri arasında Helsinki, 8 bin 431 euro ile 13. sırada yer alırken, Milano ve Amsterdam’da sırasıyla 9 bin 378 euro ve 9 bin 273 euro metrekare fiyatıyla dikkat çekiyor.
Orta Avrupa’nın önemli şehirlerinden Prag, 8 bin 352 euro metrekare fiyatıyla Madrid ve Berlin’in üzerinde yer aldı. Madrid’de konut fiyatları 7 bin 831 euro, Berlin’de ise 7 bin 613 euro olarak belirlendi. Roma, 7 bin 328 euro ile dikkat çekerken, Dublin 7 bin 185 euro, Frankfurt 7 bin 162 euro seviyelerinde fiyatlandırıldı. Lizbon ve Barselona’da ise konut fiyatları sırasıyla 6 bin 636 euro ve 6 bin 485 euro olarak hesaplandı.
İstanbul, Avrupa’da konut satın almanın en ucuz olduğu şehir olarak öne çıkıyor. Şehir merkezinde bir dairenin metrekare fiyatı 2 bin 646 euro olarak hesaplandı. İstanbul’dan sonra Yunanistan’ın başkenti Atina, 3 bin 442 euro ile ikinci sırada yer alırken, Brüksel 4 bin 380 euro ile en uygun şehirler arasında bulunuyor. Birmingham, Budapeşte, Varşova ve Edinburgh da sırasıyla 4 bin 671 euro, 5 bin 243 euro, 5 bin 443 euro ve 5 bin 708 euro metrekare fiyatlarıyla dikkat çekiyor.
28 Avrupa şehrinin metrekare fiyatlarının ortalaması 9 bin 90 euro olarak hesaplandı. Bu rakam üzerinden 80 metrekarelik bir dairenin ortalama maliyeti yaklaşık 727 bin euro seviyesine geliyor. Sadece dört şehirde 80 metrekarelik bir evin fiyatı 1 milyon euroyu aşıyor; Zürih, Cenevre, Londra ve Paris bu şehirler arasında yer alıyor.
Deutsche Bank’ın araştırması, yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayıp, dünya genelindeki 69 büyük şehri de kapsıyor. Hong Kong, şehir merkezinde konut satın almanın en pahalı olduğu yer olarak öne çıkıyor. Hong Kong’da konutların metrekare fiyatı 23 bin 790 euro seviyesinde. Zürih ve Seul ise sırasıyla 22 bin 910 euro ve 21 bin 897 euro ile onu takip ediyor. Listenin alt sıralarında ise Kahire ve Johannesburg bulunuyor.
Raporda kullanılan verilerin Numbeo ve Deutsche Bank kaynaklarına dayandığı belirtiliyor. Farklı ülkelerdeki fiyatların karşılaştırılabilmesi için veriler, 2026 yılının ilk yarısında Avrupa Merkez Bankası tarafından açıklanan ortalama döviz kurları kullanılarak euro cinsine çevrildi. Bu veriler, Avrupa’nın büyük şehirlerindeki konut piyasasındaki fiyat farklarının ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne sererken, İstanbul’un konut alım maliyeti açısından diğer büyük şehirlerin önemli bir kısmının altında kaldığını gösteriyor.




