Kalp Sağlığına Yönelik Yeni Tehditler: Kirlilik ve İklim Değişikliği

Hava, gürültü ve ışık kirliliği kalp sağlığını tehdit ediyor. Yeni araştırmalar, bu etkilerin ölüm oranlarını artırdığını ortaya koyuyor.

Hava kirliliği, yalnızca solunum yollarını değil, kalp sağlığını da ciddi şekilde tehdit ediyor. Gürültü ve ışık kirliliği, kimyasal maddeler, plastik atıklar ve iklim değişikliği gibi faktörler, dünya genelinde her yıl 20 milyondan fazla kalp hastalığına bağlı ölüme yol açan unsurlar arasında yer alıyor. Bu unsurların toplamda yaklaşık 5,5 milyon ölümden sorumlu olduğu tahmin ediliyor.

European Society of Cardiology (ESC) tarafından hazırlanan ve European Heart Journal’da yayımlanacak olan yeni uzlaşı belgesi, 2021 Avrupa kılavuzlarını güncelleyerek hava kirliliğinin yanı sıra yeni çevresel risk faktörlerini de kalp hastalıklarının “sessiz hızlandırıcıları” olarak tanımlıyor. Bu etkilerin ortak mekanizması ise oksidatif stres, iltihaplanma, endotel disfonksiyonu ve sirkadiyen ritimlerin bozulması olarak açıklanıyor.

Belgenin tanıtımı, Fondazione Menarini ve Imperial College London tarafından düzenlenen uluslararası “Respirami” seminerinde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar, “çoklu kirlilik” konusunu derinlemesine inceledi.

Hava kirliliği, yalnızca kalp ve akciğer sağlığını değil, aynı zamanda vücudun kan şekerini düzenleme yeteneğini de olumsuz etkileyebiliyor. Hava kirliliğinin küresel ölçekte yıllık yaklaşık 8 trilyon dolarlık sağlık maliyetine yol açtığı tahmin ediliyor. Ayrıca, hava kirliliğinin obezite ve diyabet riskini artırdığına dair artan bilimsel kanıtlar mevcut. Bu durum, yağ dokusundaki hücrelerdeki DNA değişikliklerinin metabolizmayı etkilemesiyle ilişkilendiriliyor.

Smog, vücutta belirli biyolojik mekanizmalar aracılığıyla zarar veriyor. En küçük parçacıklar akciğerlere kadar ulaşarak kan dolaşımına geçiyor ve bu da sistemik iltihaplanma, oksidatif stres ve damar iç yüzeyinde bozulmalara yol açıyor. Bu süreç, aterosklerozu hızlandırarak kalp krizi gibi akut kardiyovasküler olayların riskini artırıyor. San Giuseppe MultiMedica IRCCS Hastanesi ve Milano Üniversitesi’nden Prof. Sergio Harari, özellikle şehirlerde hava kirliliğinin gürültü, ışık kirliliği, kimyasal maddeler, mikroplastikler ve aşırı sıcak dalgalarıyla birleşerek kalp sağlığı için toksik bir ortam oluşturduğunu belirtiyor. Bu faktörlerin toplamı, her yıl dünya genelinde 5,5 milyondan fazla ölüme katkıda bulunuyor.

Bilimsel veriler, çevresel faktörlerin kalp sağlığı üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Her 1°C sıcaklık artışı, kalp krizi ve felç kaynaklı ölüm riskini %2 oranında artırıyor; bu da yıllık yaklaşık 100 bin ölüme denk geliyor. Gürültü seviyesindeki 10 desibel artışı, yüksek tansiyon riskini %81, koroner kalp hastalığı riskini %8 ve iskemik kalp hastalığı riskini %6 oranında artırabiliyor.

Kimyasal kirleticiler ve mikroplastikler de kalp sağlığı için sessiz bir tehdit oluşturuyor ve yalnızca kalp hastalıkları nedeniyle yılda yaklaşık 3 milyon ölüme yol açabiliyor. Gece saatlerinde sokak ve ticari aydınlatmadan kaynaklanan aşırı yapay ışık, vücudun biyolojik saatini etkileyerek melatonin üretimini azaltıyor. Melatonin, uyku düzeninin yanı sıra kalp-damar sisteminin korunmasında da önemli bir rol oynayan bir hormondur. Fondazione Menarini Başkanı ve Pisa Üniversitesi Endokrinoloji Emeritus Profesörü Stefano Del Prato, uluslararası RESPIRAMI semineri ile birlikte vakfın solunum sağlığı konusundaki çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu