Fazla Kilonun Nedeni Bağırsaklarınız Olabilir mi?

Bağırsaklardaki bakteri dengesinin bozulması kilo alımını etkileyebilir. Uzmanlar, probiyotik ve lif içeren besinlerin önemine dikkat çekiyor.

Vücudun “ikinci beyni” olarak nitelendirilen bağırsaklar, genel sağlık üzerinde önemli bir rol oynuyor. Bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin azalması ve zararlı bakterilerin çoğalması; sindirim ile bağışıklık sisteminin yanı sıra vücudun enerji dengesi ve kilo kontrolünü de etkileyebiliyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, bağırsak mikrobiyotasının korunması için probiyotik besinlerin düzenli tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Erk’e göre bağırsaklardaki bakteri dengesinin bozulması, kilo artışına katkıda bulunabilecek çeşitli mekanizmaları tetikleyebiliyor.

Bağırsak bakterileri kilo kontrolünü nasıl etkiliyor?

Yararlı ve zararlı mikroorganizmalar en yoğun biçimde kalın bağırsaklarda bulunsa da bu bakteriler ağız, deri, vajina, idrar yolları ve akciğerlerde de yer alıyor. Bağırsak florasında zararlı bakterilerin baskın hale gelmesi, besinlerden normalden daha fazla enerji ve kalori emilmesine yol açabiliyor.

Mikrobiyota dengesizliği, açlık ve toklukla ilişkili hormonların beyne iletilen sinyallerini de etkileyebiliyor. Ayrıca bağırsak florasındaki bozulmanın vücutta düşük düzeyli iltihaplanmayı artırarak metabolizmayı yavaşlatabileceği ve yağ depolanmasını kolaylaştırabileceği ifade ediliyor.

Stres ve yaşın ilerlemesi mikrobiyota çeşitliliğini azaltabilen faktörler arasında gösteriliyor. Antibiyotikler, bazı antiromatizmal ilaçlar, kortizon, doğum kontrol hapları, mide ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile antidepresanların da bağırsak dengesini etkileyebileceği belirtiliyor. Bunun yanında tarım ilaçları, hava kirliliği, sigara dumanı, rafine şeker, yapay tatlandırıcılar ve doymuş ya da trans yağların aşırı tüketimi de risk oluşturabiliyor.

Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın obeziteyle ilişkilendirildiği, özellikle yağ üretimiyle bağlantılı Firmicutes bakterilerinin bu süreçte rol oynayabileceği aktarılıyor. Probiyotiklerin ise enfeksiyonlara ve obeziteye karşı koruyucu, insülin direncini azaltmaya yardımcı etkiler gösterebildiği belirtiliyor. Bu mikroorganizmaların kalp ve damar hastalıkları, diyabet, karaciğer yağlanması, depresyon, kolit ve Crohn hastalığı gibi durumlarla ilişkili olarak da araştırıldığı ifade ediliyor.

Yararlı bakteriler nasıl desteklenebilir?

Bağırsaklardaki yararlı bakterileri desteklemek için lif bakımından zengin sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllara beslenmede daha fazla yer verilmesi öneriliyor. Yoğurt, kefir, peynir, doğal turşu, şalgam, sirke, boza ve tarhana ise probiyotik içeren besinler arasında sayılıyor.

Probiyotik bakterilerin beslenmesine katkı sağlayan prebiyotik kaynakları arasında hindiba, enginar, pırasa, soğan, domates, kuşkonmaz, muz, sarımsak, buğday, arpa, çavdar ve bal bulunuyor. Buna karşılık aşırı şeker ve yoğun biçimde işlenmiş gıdaların zararlı bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırabileceği için sınırlandırılması tavsiye ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu