Esendağlı: Yeni Düzenlemenin Temelinde Masumiyet Karinesi Var
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Esendağlı, yeni düzenlemenin masumiyet karinesine dayandığını ve hak kayıplarını azaltmayı hedeflediğini belirtti.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın 48’inci maddesinde yapılan değişikliklerin temelinde masumiyet karinesinin yattığını vurguladı. Esendağlı, bir kişinin mahkeme tarafından suçlu bulununcaya kadar suçsuz kabul edilmesi gerektiğini belirterek, bu ilkenin hem anayasal hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarıyla uyumlu olduğunu ifade etti. Tutuklamanın bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiri olduğunu söyleyen Esendağlı, asıl olanın tutuksuz yargılama olduğunu ve sanığın kaçma veya yargılamayı engelleme ihtimali yoksa özgürlüğünden mahrum bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.
Esendağlı, mevcut uygulamanın, suçunu kabul etmeyen sanıkların otomatik olarak tutuklanmasına yol açtığını belirtti. Ağır Ceza Mahkemeleri’nde tutuklu yargılanan kişilerin sayısının fazla olduğunu ve bunun önemli hak kayıplarına neden olduğunu ifade eden Esendağlı, tutuklu yargılamanın bazı sanıklar üzerinde baskı oluşturduğunu, bu nedenle bazı kişilerin işlemediklerini düşündükleri suçları kabul etme eğiliminde bulunduklarını aktardı.
Yeni düzenlemenin, tutuklu yargılama nedeniyle uzun süre cezaevinde kalan kişilerin yaşadığı mağduriyetleri azaltmayı hedeflediğini vurgulayan Esendağlı, sanıkların avukatlarıyla birlikte savunmalarını hazırlayarak yargılamaya katılabileceklerini, mahkeme sonunda suçlu bulunmaları halinde cezaevine gönderileceklerini belirtti. Esendağlı, bu değişikliğin yalnızca bireysel haklar açısından değil, aynı zamanda yargı sisteminin işleyişi açısından da önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Mevcut uygulamada tutuklu sanıkların dosyalarına öncelik verilmesi nedeniyle diğer davalarda gecikmeler yaşandığını belirten Esendağlı, tutuksuz yargılamanın yaygınlaşmasıyla birlikte Ağır Ceza Mahkemeleri’nin iş yükünün daha dengeli bir şekilde yönetilebileceğini kaydetti. Sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyaların ve linç kültürünün yargı süreçleri üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Esendağlı, mahkemelerin kamuoyu beklentileri yerine hukuk kuralları ve deliller doğrultusunda karar vermesi gerektiğini vurguladı.
Esendağlı, bu düzenlemenin ani bir karar olmadığını, yıllardır hukuk çevrelerinde tartışılan bir sorunun çözümü amacıyla hazırlandığını belirtti. Barolar Birliği’nin de uzun süredir bu konuda çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Esendağlı, yeni düzenlemenin adil yargılanma hakkını güçlendireceğine ve hukuk devleti ilkeleriyle daha uyumlu bir sistem oluşturacağına inandıklarını kaydetti.




