Üç Ülkede Anlaşma, İç Tepkilerle Karşılandı

ABD ve İran arasında varılan anlaşma, iç tepkilere yol açtı. Washington, Tel Aviv ve Tahran’daki gelişmeler dikkat çekiyor.

ABD ile İran arasında varılan anlaşma, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından “yaklaşık bir buçuk sayfalık ve oldukça genel bir belge” olarak tanımlandı. Anlaşmanın detayları basına sızarken, Washington, Tel Aviv ve Tahran’da tartışmalara yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın tam metninin Cenevre’deki imza töreninin ardından açıklanacağını belirtirken, İran’ın nükleer programı ve Lübnan konusundaki maddelere dair belirsizlikler eleştirileri artırdı.

Trump yönetimi, bu anlaşmayı bir zafer olarak sunmaya çalışsa da, Washington’da beklenen birlik sağlanamadı. Demokratlar, sürecin Kongre’den gizli yürütüldüğünü savunurken, Cumhuriyetçi şahinler anlaşmanın içeriğiyle ilgili endişelerini dile getirdi. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, “Gizli bir anlaşmaysa bunu nasıl ciddiye alabilirim?” şeklinde tepki gösterdi. Diğer bir Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise, “İran propaganda raporlarına güvenmek yerine, asıl belgeyi incelemeyi dört gözle bekliyorum” dedi. CIA Direktörü John Ratcliffe’in de anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini Trump’a ilettiği iddia edildi.

Trump, eleştirileri geride bırakmaya çalışarak anlaşmayı savunmaya devam etti. G7 Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, anlaşma olmadan da büyük bir başarı elde edeceklerini belirtti. Ayrıca, İran’a 300 milyar dolarlık finansman sağlanacağı yönündeki iddiaları yalanlayarak, “İran’a hiçbir şekilde yatırım yapmıyoruz” dedi. Trump, Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı eleştirerek, mevcut anlaşmanın çok daha iyi olduğunu savundu.

İsrail’de ise Başbakan Binyamin Netanyahu, muhalefet liderleri tarafından eleştirilerin hedefi oldu. Naftali Bennet ve Yair Golan, anlaşmayı “tarihi bir başarısızlık ve Netanyahu’nun İran politikasının iflası” olarak nitelendirdi. Ekim ayında yapılacak seçimler öncesinde Netanyahu’nun üzerindeki baskı artarken, anlaşmanın onun “Trump ile özel ilişki kurabilen lider” imajını zedelediği yorumları yapıldı. Netanyahu, anlaşmanın detaylarına hâkim olmadığını belirterek, “İran ile anlaşmayı ABD Başkanı Trump imzaladı ve bu onun kararı” dedi.

İsrail’de bazı gruplar, Washington’a da tepkili. Kanal 14 sunucusu Yinon Magal, Trump’ın temsilcilerini “İsrail’deki kardeşlerini satmakla” suçladı. Ayrıca, Tel Aviv yönetiminin ABD’den mutabakatı inceleme talebinin reddedildiği bildirildi. Netanyahu’nun, güvenlik kabinesi toplantısında, İran’a planlanan saldırının ABD’nin talebiyle iptal edildiği bilgisinin sızdırılması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’i azarladığı iddia edildi.

İran’da ise sertlik yanlıları, anlaşmadan memnun değil. Tahran’da protesto gösterileri düzenlenirken, İranlı milletvekili Meysam Zohourian, baş müzakereci ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın imza törenine katılmasına karşı çıkarak bunun “düşmanın arzuladığı görüntüyü” yaratacağını savundu. Aşırı sağcı medya, İranlı yetkililerin anlaşmaya ilişkin övgülerinin siyasi bir kalkan olarak kullanıldığını öne sürdü.

Tahran’ın karşılaştığı asıl sınav ise ekonomik beklentiler. Yıllarca süren yaptırımların ve çatışmaların yükünü taşıyan İran halkı, anlaşmanın yaşam koşullarını iyileştireceğini umarken, hükümetin sertlik yanlılarını yatıştırmak ve yükselen ekonomik beklentileri karşılamak için çaba göstereceği belirtiliyor. Ekonomik sorunların çözülememesi halinde yeni protesto dalgalarının yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.

Al Arabiya, İran ve ABD arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptının 14 maddelik tam metnini paylaştı. Bu maddeler arasında, savaşın sona ermesi, egemenliğe saygı, müzakerelerin süresi, deniz ablukasının kaldırılması, ekonomik kalkınma planı, yaptırımların kaldırılması gibi konular yer alıyor.

ABD Başkanı Trump, Fransa’nın Evian kentinde yaptığı açıklamada, ABD-İran anlaşmasında ikinci aşamaya geçildiğini belirtti. İran’ın nükleer silah geliştirmemesi durumunda ileride “çok iyi bir ilişki” kurulabileceği umudunu dile getirdi. Trump, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını eleştirerek, Netanyahu’nun daha sorumlu davranması gerektiğini ifade etti.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Trump’ın “ABD olmadan İsrail olmaz” sözlerine karşılık vererek, “İsrail olmasa ABD olmazdı” dedi. Ayrıca, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in ABD’ye yapmayı planladığı tatil, vize sorunları nedeniyle iptal edildi. Ben Gvir’in parmak izi vermek istemediği için seyahatini tamamen iptal ettiği bildirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu