Borsa İstanbul 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performans Gösterdi
Borsa İstanbul, 2026’nın ilk yarısında güçlü bir performans sergileyerek yatırımcısına yüksek getiri sağladı.
Borsa İstanbul, 2026 yılının ilk altı ayında hem yerel hem de küresel dinamiklerin etkisiyle dikkat çekici bir performans sergileyerek yatırımcılarına önemli kazançlar sağladı. BIST 100 endeksi, bu süreçte %25,4’lük bir değer artışı gösterirken, BIST 30 endeksi %33,7 oranında yükseldi. Merkez Bankası’nın faiz politikaları ve risk primindeki (CDS) düşüş, piyasalardaki yönü belirlerken, dört ana sektörde de yükseliş gözlemlendi. Özellikle finansal kiralama ve faktoring endeksi, %411,9’luk rekor bir artışla ilk yarının en başarılı sektörü oldu. Ancak tekstil-deri ve spor sektörleri, yatırımcıları hayal kırıklığına uğratarak bu dönemi kayıpla kapattı.
Yılbaşından bu yana izlenen grafik, makroekonomik beklentilerin ve dezenflasyon sürecinin piyasalarda olumlu karşılandığını gösteriyor. BIST 100 endeksi, dolar bazında da %15,4’lük bir büyüme kaydederek 302,7 seviyesine ulaştı. Ana sektörler arasında teknoloji endeksi, dijital dönüşüm ve yerli yazılım girişimlerinin etkisiyle %60,5’lik bir artışla lider konumda yer aldı. Diğer ana sektörlerin ilk yarı performansları ise şöyle sıralandı: mali endeks %28,4, sınai endeks %26,3, hizmetler endeksi ise %19,4 değer kazandı.
Borsa İstanbul’daki 23 alt sektör incelendiğinde, 21 sektörün pozitif bir performans sergilediği, yalnızca 2 sektörün dalgalanmalara maruz kalarak gerilediği görülüyor. Finansal kiralama ve faktoring sektörü, endeks değerini katlayarak dikkat çeken bir finansal hareketlilik sağladı. Zirvede yer alan sektörlerden bilişim %91,8, metal ana sanayi ise %52,2 oranında kazanç sağladı. Gıda-içecek sektörü de %33,5 ile bu yükselişe katkıda bulundu. Öte yandan, holding ve yatırım endeksi %8,9, bankacılık endeksi ise %8,6 oranında artış gösterdi. Ancak, küresel talep daralması ve sektörel sıkışmalardan etkilenen tekstil-deri sektörü %14,4, spor sektörü ise %11,6 değer kaybederek olumsuz bir tablo sergiledi.
Borsa İstanbul’daki fiyatlama dinamikleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı politikalarla şekillendi. Yılın başında piyasa, TCMB’nin ocak ayında politika faizini %37’ye çekmesiyle rekor seviyelere ulaştı. Takip eden aylarda, bankanın faiz oranını sabit tutması ve enflasyonun düşüş sinyalleri, ikinci yarı için faiz indirim beklentilerini canlı tuttu. Uluslararası düzeyde ise jeopolitik risklerin azalmasıyla Türkiye’nin 5 yıllık risk primi (CDS) 217 baz puana gerileyerek yabancı yatırımcılar için olumlu bir algı oluşturdu. Ayrıca, ABD’de Halkbank davasına ilişkin hukuki risklerin azalması, bankacılık ve mali endeks üzerindeki baskıyı hafifleten önemli bir gelişme oldu.




