Eski İsrail Genelkurmay Başkanı: ‘Mutlak Zafer’ Tamamen Yanlış

Gadi Eisenkot, ‘mutlak zafer’ anlatısının gerçek dışı olduğunu vurguladı ve Netanyahu’nun stratejisizliğini eleştirdi.

İslami Analiz / Haber Merkezi

İsrail’in Gazze’deki direnişle karşılaştığı zorluklar, Siyonist rejimin askeri ve siyasi yapıları arasında derin çatlaklar oluşturuyor. Eski Genelkurmay Başkanı ve Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, katıldığı bir programda Başbakan Binyamin Netanyahu’nun kamuoyuna sunduğu ‘Mutlak Zafer’ söyleminin gerçekte bir aldatmaca olduğunu dile getirdi.

Eisenkot, Gazze’deki askeri operasyonların nasıl bir belirsizlik içinde yürütüldüğünü aktararak, Netanyahu’nun savaşın seyrine dair somut hedefler belirlemediğini ve kişisel siyasi çıkarlarını ön planda tuttuğunu belirtti. Eisenkot, şunları söyledi: “Netanyahu, savaş için kapsamlı bir strateji sunmaktan kaçındı. Bir liderin savaşta iki temel hedefe ulaşması beklenir: Savaşın amacına ulaşmak ve İsrail’in stratejik durumunu güçlendirmek. Ancak Netanyahu, karar alma süreçlerine siyasi ve kişisel hesapları dahil etti. Bu durum, ağır kayıplara rağmen savaşın uzamasını açıklıyor.”

Eisenkot, işgal ordusunun Gazze direnişi karşısındaki tıkanıklığı kabine toplantılarında sıkça dile getirdiğini ifade etti. Netanyahu’nun ‘Mutlak Zafer’ söylemine karşı durduğunu belirten Eisenkot, şu sözleri sarf etti: “Kabineye dikkat çekmeleri için altı veya yedi belge hazırladım. Netanyahu, ‘mutlak zafer’ dediğinde, bu terimin yanlış olduğunu ve halkı yanıltabileceğini kendisine ilettim. ‘Mutlak zafer’ kavramı, 1945’te Japonya’nın teslim olması için kullanılan nükleer silahların yer aldığı bir savaşta elde edildi. Bu kavram, mevcut duruma uygun değil.”

Eski Genelkurmay Başkanı, Netanyahu’nun direniş karşısındaki stratejik çöküşü ölü sayıları üzerinden değerlendirdiğini belirterek, direnişin klasik askeri yöntemlerle sona erdirilemeyeceğini vurguladı. Eisenkot, şu tarihi değerlendirmeyi yaptı: “Netanyahu’ya ne demek istediğini sorduğumda, Vietnam’da daha önce denenmiş ve başarısız olmuş bir niceliksel yöntemden bahsetmeye başladı. ‘Mutlak zafer’ diyen herkes halkı kandırıyor. Gerçekleri söylemek zorundayız. Karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Tek bir hamlede bitecek bir savaş yok ve mutlak zafer de mümkün değil.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu