Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları’ndan Sert Uyarı
Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin yalnızca İran tarafından onaylanan rotalardan yapılabileceğini açıkladı.
Hizbullah, İsrail’e ait bir insansız hava aracının Lübnan’ın güneyinde sivilleri hedef almasını, ateşkese açık bir ihlal olarak değerlendirdi. Yapılan açıklamada, İsrail’in düzenlediği saldırının alçakça olduğu vurgulanarak, şu ana kadar ateşkese bağlı kalındığı ifade edildi. Saldırıda, Nabatiye bölgesindeki Kfer Reman kasabasında iki sivilin yaşamını yitirdiği belirtildi. Hizbullah, bu olayın, İsrail ordusunun son 48 saat içinde Lübnanlı sivillere yönelik gerçekleştirdiği ikinci kasıtlı eylem olduğunu kaydetti.
Hizbullah, ateşkes anlaşmasına bağlı kalmaya devam ettiğini ve İsrail’in ihlallerini izleyip belgelediğini bildirdi. Diğer yandan, İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişin yalnızca Tahran yönetimi tarafından onaylanan güzergahlardan mümkün olduğunu açıkladı. Devrim Muhafızları, İran ile koordine edilmeyen yeni sefer rotalarını kullanan gemilere karşı uyarıda bulundu.
İran’ın resmi haber ajansı İRNA’nın aktardığına göre, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, İran’ın bilgisi ve koordinasyonu olmadan Hürmüz Boğazı’nda ilan edilen her türlü yeni güzergahın kabul edilemez ve tamamen tehlikeli olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için yalnızca İran tarafından duyurulan rota yetkilendirilmiştir” denildi. Ayrıca, boğazı geçen gemilerin deniz kuvvetleriyle koordinasyon sağlamasının zorunlu olduğu ve bu kurala uymayan gemilere müdahale edileceği belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’li yetkililerin İran’a yönelik açıklamalarının ardından, “ABD yönetimi, mutabakat zaptı ile çelişen yorumlardan kaçınmalı” dedi. Bekayi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD’li yetkililerin yaptıkları açıklamalar konusunda dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
Bekayi, ABD’li yetkililerin mutabakat zaptı ile ilgili çelişkili açıklamalarının İranlıların ABD konusundaki kuşkularını artıracağını, geçmişte ABD’nin yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair deneyimlerin hatırlatılacağını belirtti. Ayrıca, ülkesinin müzakerelere iyi niyetle girdiğini, ancak ABD yönetiminin İran halkına karşı samimiyet göstermediğini ifade etti.
Kuveyt’te bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Tahran’ın müzakerelerdeki taahhütlerine uyması gerektiğini, aksi takdirde ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptırımlar gibi çeşitli seçeneklere sahip olduğunu dile getirdi. Trump, İran ile müzakerelerin iyi gittiğini, İran’ın büyük tavizler verdiğini söyledi.
Trump, Kongre binasına girişi sırasında yaptığı açıklamada, “İran, istediğim her şeye razı oluyor ve buna mecburlar. Aksi takdirde geri dönüp yapmamız gerekeni yaparız” dedi. Ayrıca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçileri İran’a zenginleştirilmiş uranyumu bulmak için girdiğinde ABD’li denetçilerin de onlara eşlik edeceğini belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran ile teknik düzeyde yürütülen görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlayacağını açıkladı. Rubio, teknik heyetlerin 29 veya 30 Haziran’da İsviçre’de toplanacağını ifade etti. Ayrıca, müzakerelerde ABD Dışişleri Bakanlığı ve Enerji Bakanlığından yetkililerin de yer alacağını kaydetti.
Rubio, Tahran’ın müzakerelerdeki taahhütlerine uyması gerektiğini belirtirken, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda Trump’ın çeşitli seçenekleri olduğunu vurguladı. Hürmüz Boğazı’nın işletilmesine ilişkin mekanizmalara dair soruya ise Rubio, “Uluslararası suları kullanmak için ücret talep eden herhangi bir mekanizmaya tüm dünya karşı çıkacaktır” dedi.
Bakan Rubio, Körfez turu kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn ile ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat zaptını ele alacak. Bahreyn’de Körfez İşbirliği Konseyi ile bir araya gelmesi planlanan Rubio, bölgedeki ortak öncelikleri müttefikleriyle istişare edecek.
Katar ve Pakistan arabuluculuğunda İran ile ABD arasında İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran’da tamamlanmıştı. Taraflar, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıklarını duyurmuştu. Nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılması hedefleniyor.




