Bursa’da İslam Birliği ve Vesayet Üzerine Seminer Düzenlendi
Bursa’da gerçekleştirilen seminerde İslam Birliği ve dış iç vesayet konuları ele alındı.
Özgür-Der Bursa Şubesi, 2026 yılı seminer serisinin ilk programını, Hamza Türkmen’in katılımıyla “İslam Birliği Tezi ve Dış-İç Vesayeti Aşma Çabaları” başlığı altında gerçekleştirdi. Etkinlik, Bursa İnsan Vakfı’nda yapıldı ve seminerin açılış konuşmasını Ersin Ertürk üstlendi.
Ersin Ertürk, katılımcıları selamladıktan sonra Hamza Türkmen’in biyografisini paylaşarak sözü Türkmen’e devretti. Türkmen, konuşmasına İslam dünyasının son üç asırda yaşadığı güç kaybına dikkat çekerek başladı. Bu süreçte İslam devletlerinde görülen çürümeleri ele aldı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine odaklanan Türkmen, Viyana bozgunu ve Karlofça Anlaşması ile başlayan çöküş döneminde yapılan hataları sıraladı. 3. Ahmet döneminde başlayan ve özellikle 2. Mahmut döneminde zirveye ulaşan batıcı reformların, köklerden uzaklaşarak batıya yönelmemize yol açtığını vurguladı.
Türkiye’nin modernleşme sürecini Japonya ile karşılaştıran Türkmen, Japonya’nın batı sanayisini örnek alarak ilerlediğini, Türkiye’nin ise batı sefahatini takip ettiğini belirtti. Ayrıca, bu benzer süreçlerin diğer İslam coğrafyalarında da yaşandığını, özellikle Mehmet Ali Paşa döneminde Mısır’da meydana gelen olayları anlattı.
Ümmetten ulus oluşturma çabalarına da değinen Türkmen, 1. ve 2. Meclis dönemlerinde yaşanan mücadeleleri örneklerle açıkladı. Ali Şükrü cinayeti ve Mehmet Akif’in İstanbul’dan Mısır’a kaçışı gibi olayları hatırlatarak, bu süreçte 10 bine yakın kişinin idam edildiğini belirtti.
Türkiye’deki eğitim sisteminin çürümeye uğramasının önemli bir etken olduğunu ifade eden Türkmen, yabancı okulların İslam beldelerinde yaygınlaştığını ve bu okullarda eğitim gören çocukların batı hayranı haline geldiğini aktardı. Arap coğrafyasındaki devrimleri özetleyen Türkmen, bu süreçte yaşanan zorlukları ve küresel hegemonyayla mücadeledeki başarısızlıkları değerlendirdi.
Suriye devriminin olumlu yanlarına da değinen Türkmen, bu coğrafyada Müslümanlar için nefes alacak bir alanın oluştuğunu vurguladı. İslam dünyasının son üç yüzyılında yaşananları örneklerle sıralayan Türkmen, Gazze’den çıkarılması gereken derslere dikkat çekti. Gazze’deki 100 yıl öncesi ve günümüzdeki durumu kıyaslayarak, mevcut İslam toplumunun başarısını öne çıkardı.
Konuşmasını, “Ne yapıyorsak Allah rızası için yaparsak Allah’a yöneliyoruz demektir. O zaman ‘Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar.’ (47-7) diyor Allah’ü Teala. İnşallah Rabbim ayaklarımızı sabit tutan ve istikamet üzere yürüyen kullarıyla bizi yaşatsın ve yürütsün” sözleriyle tamamladı.




