Türkiye ve Mısır’ın Askeri İşbirliği, İsrail’i Tedirgin Ediyor

Türkiye ve Mısır arasındaki askeri işbirliği, İsrail savunma çevrelerinde endişe yaratıyor. ‘Üçlü Kartal’ tatbikatı dikkat çekti.

Türkiye ile Mısır arasındaki askeri işbirliği, İsrail’in savunma ve istihbarat çevrelerinde kaygılara yol açıyor. İsrail merkezli Yedioth Ahronot gazetesinde yayımlanan bir analizde, Türkiye, Mısır ve Azerbaycan’ın ortaklaşa düzenlediği ‘Üçlü Kartal’ tatbikatı detaylandırıldı. Bu tatbikata, her iki ülkenin seçkin paraşütçüleri, özel kuvvetleri ve komando birlikleri katılarak Mısır topraklarında senkronize operasyonlar gerçekleştirdi.

Yayın, Türkiye ve Mısır arasındaki yeni savunma çerçeve anlaşmasının ardından yapılan tatbikatların, bölgedeki mevcut ittifak dinamiklerini değiştirdiğini vurguladı. Analizde, bu tatbikatların dost ülkelerle yapılan rutin işbirlikleri olarak değerlendirilse de, zamanlamasının daha derin bir gerçeği ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye ile Mısır’ın yakınlaşması, Orta Doğu jeopolitiğinde önemli bir dönüm noktası olarak yorumlandı.

‘Üçlü Kartal’ tatbikatının endişe verici bulunmasının sebepleri arasında, sadece birkaç hafta önce yaşanan gelişmeler yer alıyor. Analize göre, bu tatbikat, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinde yaz aylarında yaşanan ikinci büyük gelişme oldu. Haziran 2026’nın sonlarına doğru, Türkiye ve Mısır, Mısır’daki çeşitli stratejik hava üslerinde ortak hava kuvvetleri tatbikatı gerçekleştirdi.

Tatbikatta, her iki ülkenin hava filolarının temelini oluşturan F-16 savaş uçakları da yer aldı. Manevraların ardından Mısır, Azerbaycan ve NATO unsurlarıyla birlikte Türkiye’de düzenlenen ‘Anadolu Kartalı 2026’ üçlü hava tatbikatına katılmak üzere hava unsurlarını konuşlandırdı. Pilotlar, hava sortileri sırasında gelişmiş komuta-kontrol prosedürleri, koordineli saldırılar ve elektronik savaş taktikleri üzerinde çalıştı. Analizde, karmaşık hava tatbikatlarından komando tatbikatlarına hızlı geçişin, bunun geçici bir diplomatik yakınlaşma olmadığını gösterdiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi’nin Kahire’de imzaladığı savunma çerçeve anlaşması, analizin önemli bir noktasıydı. Yeni askeri işbirliğinin, İsrail’e güçlü bir mesaj gönderdiği ifade edildi. Sisi’nin Türk komandolarını Mısır topraklarına davet etmesi, bölgedeki askeri dengenin değiştiğini gösteriyor. Erdoğan’ın Mısır ile işbirliği ile Türkiye’nin bölgedeki çıkarlarını koruma altına aldığı kaydedildi.

Türkiye-Mısır ortaklığının, askeri teçhizat ve taktik doktrin paylaşımına dayalı bir ilişki olduğu vurgulandı. Analizde, İsrail’in Türk dış politikasına karşı dikkatli olması gerektiği ifade edilerek, Erdoğan’ın eski Osmanlı coğrafyasında bir işbirliği alanı inşa ettiği ve Kuzey Afrika’nın jeopolitik gündemini yeniden şekillendirdiği belirtildi.

Türkiye’nin Libya’ya askeri yardımları, Suriye’deki varlığı ve son dönemde Afrika Boynuzu’na yönelik jeopolitik hamleleri, Akdeniz havzasında etki yayma amacına işaret ediyor. ‘Üçlü Kartal’ tatbikatlarının Ankara’ya önemli bir koruma sağladığı, Türkiye’nin seçkin birliklerini Mısır ordusuyla birleştirerek İsrail sularına ve kritik deniz yollarına daha yakın kalıcı bir dayanak noktası elde ettiği ifade edildi.

Analizde, Ankara ile Kahire arasındaki derinleşen askeri yakınlaşmanın Doğu Akdeniz’deki hassas güç dengesini etkileyebileceği kaydedildi. Ortak tatbikatların ötesinde, Mısır’ın Türkiye’nin KAAN savaş uçağı programına katılımı araştırdığı ve gelişmiş insansız hava araçları üretimi için Türk savunma firmalarıyla anlaşmalar imzaladığına dikkat çekildi. Yedioth Ahronot, bu düzeydeki savunma entegrasyonunun, bölgenin geleneksel stratejik varsayımlarını değiştiren ortak teknik ve operasyonel yetenekler oluşturduğunu belirtti.

İsrail’in, Türkiye ve Mısır arasındaki işbirliğini izlemekle yetinmeyeceği, başta ABD olmak üzere Batılı müttefiklerine Türkiye ve Mısır konusunda ‘uyarıda bulunması gerektiği’ ifade edildi. Mısır’ın düşmanca bir eksenle stratejik işbirliği kurmaya devam etmesi durumunda, Kahire’ye yapılan mali ve askeri yardımın yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. İsrailli gazete, Tel Aviv’in Türkiye ve Mısır’a karşı agresif bir diplomasiyle yanıt vermesi gerektiğini savunarak, istihbarat teşkilatlarının Ankara ve Kahire arasında paylaşılan taktik doktrinleri ve teçhizatı takip etmesi gerektiğini belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu