Her Yıl Dünyada 20 Milyon Kişi Kanser Tanısı Alıyor

Dünyada her yıl 20 milyon kişi kanser tanısı alırken, Türkiye’de bu rakam 240 bin. Erken tanı ve tedavi önem taşıyor.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanserin yaygınlığında çevresel, yaşam tarzı ve fiziksel etkenlerin belirleyici olduğunu ifade etti. Her yıl dünya genelinde 20 milyon, Türkiye’de ise 240 bin kişinin kanser tanısı aldığını belirten Karadurmuş, kanserin her beş ölümden birinin nedeni olduğunu vurguladı.

4 Şubat Kanser Günü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında, kanser tedavisindeki son gelişmeler hakkında bilgi verildi. Karadurmuş, kanserin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ve tedavide erken tanının hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Kanserin ortaya çıkmasında çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin büyük rol oynadığını kaydeden Karadurmuş, 1950 ile 2000 yılları arasında kansere bağlı beş yıllık sağ kalım oranının yüzde 59 civarında olduğunu, bu oranın 2026 yılında yüzde 70’e ulaşacağını öngördüklerini aktardı. Kanser tedavisinde çeşitli önlemler ve çözümler bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Karadurmuş, kemoterapinin tedavideki önemine dikkat çekerek, “Kemoterapi, tek başına veya akıllı ilaçlarla birlikte çok önemli sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor. Akıllı ilaçlar, 22 farklı kanser türünde kullanılıyor ve hastaların yaşam kalitesini bozmadan tedavi almalarını sağlıyor. İmmünoterapiler de önemli bir umut kaynağıdır” dedi.

Karadurmuş, tıbbi onkoloji uzmanı olmayan kişilerin kenevir, yüksek doz C vitamini veya bitkisel tedavi yöntemleri hakkında yanlış bilgiler vermesinin halkı yanıltabileceğini belirtti. Bu tür uygulamaların kanseri tedavi etme kapasitesine sahip olmadığını vurgulayan Karadurmuş, “Kenevir ağrı kesici olarak etkili olabilir, ancak kanseri tedavi edebileceğini söylemek yanlıştır. Erken tanıyı kaçırmamak ve sağlığınızı ertelememek önemlidir” şeklinde konuştu.

Dernek yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, kanser tedavisinde erken tanının kritik olduğunu belirterek, “Her dört kadın kanserinden biri meme kanseri. Erken tanı için kontrollerimizi yaptırmalıyız” dedi. Şendur, tüm kanserlerin yüzde 30 ile 50’sinin çevresel faktörler ve önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. Özellikle sigaranın tüm kanserlerin yüzde 30’unun sorumlusu olduğunu vurguladı.

Doç. Dr. Deniz Can Güven, kanserin önemli bir sağlık sorunu olduğunu ancak tarama testleri sayesinde birçok kanser türünde erken tanı imkanının bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin tütün ve obezite ile mücadelesinin başarılı olduğunu ifade eden Güven, erkeklerde en sık görülen kanser türünün akciğer kanseri olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Gökçen İnanç İmamoğlu, bilimsel olmayan yöntemlerin hastaların tedavisini geciktirdiğini belirterek, bu tür yöntemlere itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kanser tedavisinin başarısının hastanın yaş, cinsiyet, yaşam koşulları ve hastalığın türüne göre değiştiğini ifade etti.

Toplantıda ayrıca, mRNA aşılarının kanserle mücadelede gelecekte önemli bir rol oynayacağına değinildi. Prof. Dr. Karadurmuş, mRNA aşılarının kanser tedavisinde devrim yaratacağını öngördüğünü belirtti. Prof. Dr. Şendur ise bu aşıların onay sürecine girebileceğini ve 2030’lu yıllarda kanser tedavisinin vazgeçilmez bir parçası olacağını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu