İslam Coğrafyası ve Ulus-Devlet Teorisi Üzerine Düşünceler

Son 150 yılda İslam coğrafyası ve ulus-devlet teorisi üzerine düşünceler. Geçmişten günümüze Müslümanların yaşadığı topraklar.

Selahaddin E. Çakırgil’in yazısı:

Son yüzyıllık süreçte, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma döneminde, emperyal güçlerin hedef aldığı coğrafya, Müslümanların kalbi olarak değerlendirilen ‘Ortadoğu‘ bölgesi olmuştur. Bu bağlamda, İslam açısından son derece kutsal kabul edilen Mekke, Medine ve Kudüs gibi şehirlerin önemi büyüktür. Ancak, Müslüman nüfusun yoğun olarak yaşadığı diğer bölgeler de, yaklaşık 1300 yıl boyunca, artık sıradan bir coğrafya olmaktan çıkmış, ‘İslam vatanı’ olarak kabul edilmiştir.

İslam vatanı, Müslümanların inanç değerleri ve sınırlarıyla şekillenen, bu değerlerin hayatlarına hâkim olduğu ve özgürce yaşadıkları topraklardır. Bu özellikleri dolayısıyla, o bölgelerde daha önce yaşayan farklı inanç gruplarının da, İslam’ı kabul etmeleri için hiçbir dinî baskıya maruz kalmamaları gerektiği, Kur’an-ı Mûbîn‘in açık ifadeleriyle belirlenmiştir. Bu durum, kendi inançlarına göre özgürce yaşamalarına olanak tanıyan bir hayat düzeninin varlığını ortaya koymaktadır.

Yazının Devamı >>>

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu