Dr. David Wurmser: ABD Gençliğinde Hamas’a Destek Artıyor
Dr. David Wurmser, ABD’deki gençlerin Hamas’a olan desteğinin arttığını ve bunun arkasındaki nedenleri değerlendirdi.
İslami Analiz / Haber Merkezi
7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın ardından dünya genelinde önemli değişimler yaşanıyor. 2.5 yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların ABD siyaseti üzerindeki etkilerini değerlendiren Dr. David Wurmser, Amerikan toplumunda İsrail karşıtı bir eğilimin giderek güçlendiğini belirtti.
Ortadoğu ve ABD siyaseti konusunda uzman olan Dr. Wurmser, İsrail merkezli TOV kanalında gerçekleştirdiği bir programda, Amerikan iç siyasetindeki yapısal krizlerin, İsrail-ABD ilişkilerine ve Amerikan halkının İsrail’e bakış açısına olan etkilerini ele aldı. Wurmser, iki partili sistemin çöküş riski, İsrail’in Washington’daki siyasi konumunu kaybetmesi ve Amerikan gençliğinin Hamas’a duyduğu sempati gibi konulara dikkat çekti.
Dr. Wurmser, Amerikan siyasi sisteminin son iki yüzyılın en büyük yapısal sarsıntılarından birini yaşadığını ifade etti. Geleneksel Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerin büyük bir baskı altında olduğunu vurgulayan Wurmser, siyasi analizlerin yüzeysel olmaktan öteye geçmesi gerektiğini belirtti. “Amerika Birleşik Devletleri’ndeki siyasi çerçeve ciddi bir kriz içinde. Burada bahsettiğim şey seçimler değil, parti organizasyonları. Hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler, son 180 hatta 200 yıldır görülmemiş bir baskı altında,” dedi.
Bu baskının her iki partinin de parçalanmasına ve siyasi yelpazenin yeniden şekillenmesine yol açabileceğini belirten Wurmser, asıl dikkati çeken konunun görünürdeki aktörlerden ziyade tabandaki hareketlilik olduğunu ifade etti. “ABD siyasetine bakarken mevcut partilere değil, partilerin altındaki dip dalgalara odaklanmayı tercih ederim; geleceği belirleyecek olan budur,” şeklinde konuştu.
Wurmser, Demokrat Parti içerisindeki ‘Progresif’ kanadın politikalarının Amerikan halkının talepleriyle örtüşmediğini, Cumhuriyetçi Parti içinde de Donald Trump’ın politikalarına karşı artan bir çatlak olduğunu vurguladı. Bu durum, farklı ideolojik grupların, “Yahudi ve İsrail düşmanlığı” gibi yeni siyasi konseptler etrafında birleşmesine yol açıyor.
Amerikan siyasetindeki bu dip dalgalar ve kutuplaşma, İsrail’in Washington’daki geleneksel iki partili desteğine de ciddi bir darbe vuruyor. Wurmser, İsrail’e karşı olan muhalefetin artık yalnızca belirli politikalarla sınırlı kalmadığını, doğrudan devletin varoluşuna yönelik ideolojik bir reddiyeye dönüştüğünü belirtti. Demokrat Parti’nin büyük bir kısmının artık İsrail karşıtı bir pozisyonda olduğunu ifade eden Wurmser, “Bugün Demokrat Parti’nin büyük bir çoğunluğu İsrail karşıtı. Sadece son iki buçuk yıldaki eylemlere değil, Oslo’dan bu yana İsrail’in eylemlerine karşı çıkıyorlar,” dedi.
Wurmser, İsrail’in Amerikan kamuoyunu ikna etme ve bilgi savaşını yönetme konusundaki yetersizliğine de dikkat çekti. “İsrail, X (Twitter) ve diğer sosyal medya platformlarını etkin bir şekilde kullanarak bilgi savaşında yer almalı. Bu savaş meydanında yer almak zorundayız ve İsrail şu ana kadar bunu başaramadı,” şeklinde konuşan Wurmser, Amerikan aşırı sağının ve aşırı solunun “Yahudi sorunu” ekseninde birleşmesinin, önümüzdeki 5-10 yıl içinde İsrail için büyük bir stratejik tehdit oluşturacağını belirtti.
Röportajın en dikkat çekici noktalarından biri, Amerikan gençliğinin İsrail-Filistin meselesindeki radikal tutum değişikliğiydi. Wurmser, ABD’deki ekonomik ve sosyal krizlerin gençleri umutsuzluğa ittiğini ve bu umutsuzluğun, İsrail karşıtlığı ile antisemitizm üzerinden dışa vurulduğunu ifade etti. Gençlerin büyük bir kısmının, İsrail’i “sömürgeci bir olgu” olarak gördüğünü belirten Wurmser, bu durumu şu sözlerle özetledi: “Özellikle gençlerin oluşturduğu büyük bir kesim, İsrail’in var olma hakkına inanmıyor ve bunu sömürgeci bir olgu olarak görüyor. Ne yazık ki, şu an ABD’deki gençlerin yarısından fazlası Hamas’ı ve Filistinlileri destekliyor, bu durum İsrail’in politikalarıyla değil, varoluşuyla ilgili bir mesele.”
Wurmser, gençlerin üniversite eğitimleri sırasında yüz binlerce dolar borca girdiklerini ve sonrasında ekonomik bir geleceksizlik hissiyle baş başa kaldıklarını, bu durumun da sistemik çöküş hissinin onlara antisemitizmi bir kılıf olarak sunduğunu belirtti. Bu gençlerin önümüzdeki 10-20 yıl içinde önemli güç ve karar alma pozisyonlarına geleceği göz önüne alındığında, siyasi tablodaki İsrail karşıtı değişimin geçici bir tepkiden ziyade kalıcı bir “dip dalga” olduğuna dikkat çekti.




